Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/9332 E. 2013/23918 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/9332
- Karar No
- 2013/23918
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Müştekiler ..., ..., ..., ...'e karşı hırsızlık suçundan önceki verilen kararın aynen infazına. Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Hükümlü hakkında yakınan ...'a yönelik hırsızlık eylemi nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelenmesinde, Yakınan ...'ın celp edilen nüfus kaydına göre, ölmüş olduğu anlaşıldığından yakınana karşı mala zarar vermek ve geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçları için CMK 253.ve 254.maddelerinde düzenlenen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı kalmadığından tebliğnamedeki bu yöndeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, hükümlü ...'in temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün kısmen tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, II-Hükümlü hakkında yakınan ... ... ...'a yönelik hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozmak suçlarından kurulan hüküm temyiz incelemesinde; Yakınan ... ... ...'ın celp edilen nüfus kaydına göre, ölmüş olduğu anlaşıldığından yakınana karşı mala zarar vermek ve gündüz vakti konut dokunulmazlığını bozmak suçları için CMK 253.ve 254.maddelerinde düzenlenen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı kalmadığından tebliğnamedeki bu yöndeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak hükümlünün, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “ Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak hükümlünün, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına”, tümcesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Hükümlü hakkında yakınanlar ..., ..., ..., ...'e yönelik eylemler ile yakınan ...'e yönelik mala zarar vermek ve gündüzleyin konut dokunulmazlığını bozmak eylemleri nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddeleri uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir. Ancak; a)-Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa, b)-Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa, c)-Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir. İnceleme konusu karara gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 1-Yürütülen soruşturma neticesi yakalanan hükümlü ...'in yakınanlardan ..., ... hırsızladığı eşyalardan bir kısmını sattığı yeri göstererek kısmen iadeyi sağladığı, yakınan ..., ...'den hırsızladığı eşyaları sattığı yeri göstererek tam iadeyi sağladığı anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Yasanın 168/1.-4.maddesinin uygulanma olanağının araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-a)Yakınanlar ... ve ... yönelik; Gece vakti konut dokunulmazlığını bozmak suçu yönünden 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrası 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254.maddelerince; yakınanlar Hakan ve Ömer yönünden ise 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik ile yürürlükten kaldırılan 5237 sayılı yasanın 73/8.maddesi ve 5271 CMK 253-254.maddelerince uzlaşma koşullarının değerlendirilmesi zorunluluğu, b) Yakınanlar ..., ...'a yönelik mala zarar vermek suçu yönünden ise 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasayla 5237 sayılı Yasanın 73/8.maddesi ve 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254.maddelerinde yapılan değişiklikten önceki durumlarına göre değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmesi zorunluluğu, 3-a) Hükümlünün yakınan ...'ye karşı eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/1, 81/2.maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 168/1 (uygulama koşullarının bulunması halinde), 53, 116/1-4, 53, 151/1, 53.maddeleri yönünden de uzlaşma koşulları değerlendirilip, b)Hükümlünün yakınan ...'a karşı eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 81/2.maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 168/1 (uygulama koşullarının bulunması halinde), 53, 116/1-4, 53, 151/1, 53.maddeleri yönünden de uzlaşma koşulları değerlendirilip, c)Hükümlünün yakınan ...'e karşı eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 81/2.maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 168/1 ( uygulama koşullarının bulunması halinde), 53, 116/1, 53, 151/1, 53.maddeleri yönünden de uzlaşma koşulları değerlendirilip, d)Hükümlünün yakınan ...'e karşı eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 81/2.maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 168/1(uygulama koşullarının bulunması halinde), 53, 116/1, 53, 151/1, 53 maddeleri ile, Tüm suçlardan öngörülen cezaların türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında lehe yasanın uygulama sırasında belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Kabule göre de; 4- Yakınan ... karşı, Mala zarar vermek ve gündüz vakti konut dokunulmazlığını bozmak suçlarının takibinin suç tarihi itibariyle şikayete tabi olduğu ve yakınanın şikayetinden vazgeçmiş olması karşısında, hükümlü hakkında bu suçlar nedeniyle de mahkumiyet hükmü kurulması, 5-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak hükümlünün, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının hükümlü yararına kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 27.11.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.