Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/7516 E. 2012/5521 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/7516
Karar No
2012/5521
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kısa süreli hapis cezasının paraya veya tedbire çevrilmesi veya hapis cezasının ertelenmesi, sanığın kişiliğine uydurulmasını öngören bir kurum olup talep halinde veya resen ele alınıp olumlu veya olumsuz bir karar verilirken gerekçe gösterilmesi zorunludur. Para cezasına veya tedbirlere çevrilmeme halinde gerekçe sanığın kişiliği ile ilgili ve belgelerin isabetli değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olmalıdır. Bunun içinde sanığın kişiliği, sair halleri, suçun işleniş biçimi ve işlenmesindeki özellikler nazara alınmalıdır. Sanığın kişiliği, sair halleri dahilince sanığın sabıkasının bulunup bulunmadığı, medeni hali, işi, mühitindeki durumu, duruşmadaki tutum ve Davranışları mahkemeye karşı tavrı, Bunların olup olmadıkları mahkemece belirlenip bir yargıya varılıp, Suçun işlenmesindeki özellikler ise; sanığı suç işlemeye iten sebep ve sair, kast ve yoğunluk suç işlemesinde sonraki davranışlar gözetilip, TCK.nun 50 ve 51.maddelerindeki hapsin sonucunda yaptırımlara çevrilmesi ve gerekçeye cezanın ertelenmesinde suçlunun yargılama süresinde gösterdiği pişmanlığı gözetilir. Maddede pişmanlık şartı getirilmiş, gerekçede pişmanlıktan söz edilmemiştir. Bu koşul suçu kabul etme ve işlendiğinden dolayı pişman olduğunu belirtme şeklinde ele alınmamalıdır. Sanığın duruşmadaki davranışları, mağdura yönelik hareketleri, zararı karşılaması, yardım etmesi gibi olay sonrası ve yargılama sürecindeki tutumu gözetilerek pişmanlık duyup duymadığı saptanmalıdır. TCK.nun 51.maddesinde cezanın ertelenmesi için pişmanlığı yanı sıra bir daha suç işlemeyeceği yönünde yargıç üzerinde olumlu etki halinde cezanın ertelemesi olumsuz etki halinde de bunun gerekçesinin gösterilmesi gerektiği, cezanın şahsileştirilmesi, 5237 sayılı TCK.nun 50 ve 51.maddelerinde öngörülen normlar olup, 5271 sayılı TCK.nun 231.maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurumu ise doğurduğu sonuçlar itibariyle karma özelliğe sahiptir. 1-Suça ilişkin koşullar a)- Yargılama sonunda mahkumiyet hükmü tesis edilmesi ve 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası, b)-Suç Anayasanın 174.maddesinde güvenceye alınan suçlardan bulunmaması, 2- Sanığa ilişkin koşullar a)-Sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması, b)-Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi, c)-Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışı göz önünde bulundurularak sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine ulaşılması gerekmektedir bu koşulların yanı tüm koşullar bulunması halinde mahkeme hükmün açıklanmasını geri bırakmaya karar verebilir. Görüldüğü üzere 5237 sayılı TCK.nun 50 ve 51.maddeleri ile 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinin koşulları ve sonuçları aynı olmadığı, bu nedenle önce 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılma koşullarının bulunup bulunmadığı resen değerlendirilip olumsuz sonuca ulaşıldığı takdirde cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin 5237 sayılı TCK.nun 50 ve 51.maddeleri yönünden değerlendirilmenin denetime olanak verecek biçimde ayrı ayrı yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek takdiri gerekir. Hal böyle olunca; Adli sicil kaydına göre her hangi bir mahkumiyet kararı olmayan, bir firmada işçi olarak çalışan, babası ile birlikte kalıp kira ödemeyen, eşinden ayrı, psikolojik sorunları olduğu da mahkemece saptanıp kabul ve takdir olunan, yaptığı hırsızlık eylemlerini ayrı ayrı itiraaf edip kolluğa hırsızlık yaptığı yerleri de anlatarak suçun aydınlanmasını sağlayan ve rızası ile (mevcut hastalığı nedeniyle) çaldığı tüm iç çamaşırları teslim eden ancak aradan uzun süre geçmesi gerekçesiyle yakınan tarafından teşhis edilemeyip bu nedenle teslim alınmayan eşyalar nedeniyle, yakınanın hırsızlık suçu açısından bir zararının olduğunun kabulü ile konut dokunulmazlığını bozma suçu açısından ise dosyaya yansıyan bir zararın bulunmadığı halde; atılı suçlardan sanık hakkında “sanığın kişiliği, sosyal ve ekenomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler göz önüne alınarak TCK'nun 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına (TCK'nun 50. maddesi gereğince seçenek yaptırıma çevrilmesine yer olmadığına) ve sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önüne alınarak müştekinin zararını gidermemesi de göz önüne alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” şeklinde, arttırma, eksiltmeler ile takdiri indirim (erteleme) nedenlerinde benimsenen kriterler ile de çelişen bir biçimde bazı yasal kavramları tekrarı ile yetinilip; yasal anlamda dayanakları denetime olanak verecek şekilde gösterilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle her iki yasa normunun uygulanmamasına yer verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/7516, K. 2012/5521, T. 20.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2011-7516-e-2012-5521-k-734386d3aa7e