Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/4056 E. 2013/24533 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/4056
Karar No
2013/24533
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit(Yağmadan dönüşen), Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklardan ... Hakkında 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde Sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Sanıklar hakkında bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla tehdit suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince; Diğer Temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıklardan ...’nun katılan ... ile trafik sicilinde tanık ... adına kayıtlı görünen gerçekte ise katılana ait olup onun tarafından işletilen hatlı bir minibüsü 430.000 TL’ye almak konusunda anlaştığı, anlaşmaya göre sanığın 10 bin dolar peşin verdiği, kalan parayı ise bir ay içerisinde taksitler halinde ödeyeceği, ilk birkaç ödemeden sonra katılanın minibüsü fiilen sanık ...’ya teslim ettiği ancak noterden devir ile trafik tescil işlemlerini yapmadığı, ödeme konusunda sanık ... ile katılan arasında anlaşmazlık çıktığı, anlaşılan miktarın tamamının ödenmediği ve yapılan ödemelerin de gecikmesi sebebi ile ayrıca zarara uğradığını söyleyen yakınanın noterden devir işlemlerine yanaşmadığı, bunun üzerine sanık ...’nin aralarında ortaklık bulunmayan, hemşerisi ve uzaktan akrabası olan oğluyla asker arkadaşı olması sebebi ile de tanıdığı ...’den yardım istediği, onun da bir dönem yanında çalışan ...’e "işi halletmesini" söylediği, ...’in diğer sanıklar ... ve ...’u da yanına alarak katılanın Kocaeli ili ... beldesinde bulunan turistik tesislerine gittikleri, tesislerin işletmesi ile ilgilendiklerini söyleyip güven sağladıktan sonra katılanı kardeşleri ile tanıştırmak bahanesi ile araca bindirdikleri ve bu sırada kaçırıp alıkoydukları, katılanı ölümle tehdit edip aracı ...’ya devrini sağlamasını söyledikleri, katılanın bunu kabul edip ruhsat sahibine aracın devir işlemlerini halletmesi talimatı verdiği, ...’nun ruhsat sahibi ile buluşup noter ve trafik tescil işlemlerini halletiği ve katılanın bu devir işlemi gerçekleştikten sonra serbest bırakıldığı, 1-Sanıklardan ... ile katılan arasında minibüs alım satımı olmuş ise de herhangi bir senet veya sözleşme yaptıklarına dair dosyada belge bulunmadığı, sanık ...’nin ödemeleri elden yaptığı, katılanın aşamalarda borcun tamamı ödenmediği için aracı devretmediğini söylediği, sanık ...’nin ise borcunu ödemesine rağmen katılanın fazladan para isteyerek aracın devrinden kaçındığını söylediği, dinlenen tanıkların otobüs alım satımını hatta bir kısım ödemeleri doğruladığı ancak borcun tamamının ödemesi konusunda beyanlarının olmadığı, sanık ...’nin ödemelere dair bir takım rakamların bulunduğu bir ajanda sayfasının onaylı fotokopisini sunduğu ancak bunun aslının veya burdaki ödemelerin hangi kısmının katılan tarafından kabul edildiği ve sayfadaki imzanın neyi kapsadığı hususunun araştırılmadığının anlaşılması karşısında öncelikle sanık ile katılan arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, hukuki ilişkiye konu alacak-borç miktarı belirlenerek sanık ... yönünden aracın naklini isteme konusunda bir hakkının olup olmadığı saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi, 2-Diğer sanıklar ..., ..., ... ve ...’un ise katılan ... ile sanık ... arasındaki bu hukuki ilişkinin tarafı olmadığı bu bağlamda alacaklarını tahsil amacıyla hareket etmediklerinin anlaşılması karşısında sanıkların eyleminin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden haklarında 5237 sayılı Yasanın 150.maddesi delaleti ile tehdit suçundan hüküm kurulması 3- Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/4056, K. 2013/24533, T. 05.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2011-4056-e-2013-24533-k-ac768ae0eab9