Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/2504 E. 2013/24783 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/2504
- Karar No
- 2013/24783
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-) Sanık ... hakkında yakınan ...'a yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Sanığın kabul edilen eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCY’nın 50/3. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesine karar verilemeyeceği, aksi halin, sanığın önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 50/3. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğu hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Sanık ve arkadaşlarının, yakınana ait aracın camını kırmak suretiyle kapısını açtıktan sonra içerisinden haksız olarak ele geçirdikleri yedek anahtarla çalıştırarak hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; haklarında 5237 sayılı Yasanın 142/2-d maddesi yerine, yazılı biçimde aynı Yasanın 141/1. maddesi ile hüküm kurulması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, II-) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yakınan ...'a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Sanıkların, yakınana ait aracın camını kırmak suretiyle kapısını açtıktan sonra içerisinden haksız olarak ele geçirdikleri yedek anahtarla çalıştırarak hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; haklarında 5237 sayılı Yasanın 142/2-d maddesi yerine, yazılı biçimde aynı Yasanın 141/1. maddesi ile hüküm kurulması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılıp, yerine, “sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-) Sanıklar hakkında yakınanlar ..., ..., ..., ... ve ...'a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince; Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 491/ilk, 102/4, 104/2. maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın aynı suça uyan 141/1, 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve açılan kamu davasının gerektirdiği cezanın alt ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 28.08.2002 ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCY’nın 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.