Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/2170 E. 2013/19033 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/2170
- Karar No
- 2013/19033
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozma, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK.nın 326/2. maddesine aykırı biçimde “müteselsilen tahsiline” biçiminde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ...,... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK. nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden “yargılama giderinin müteselsilen tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.10.2013 tarihinde Üye ...'un muhalefetine karşın oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : Yağma suçunu birlikte işleyen ve mahkûmiyetlerine karar verilen sanıklardan ... ve ... hakkında, 5237 sayılı TCK’nın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlıkla ilgili 168/3. maddesi uygulanırken; aynı konumda bulunan sanık ... hakkında anılan madde, “mağdurun uğradığı zararın tazminine özellikle iştirak etmediği, 168/1. maddede mağdurun uğradığı zararın karşılanmasının etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının yalnız başına yeterli olmadığı, maddede ‘bizzat pişmanlık göstererek’ mağdurun uğradığı zararın aynen ya da tazmin sureti ile giderilmesi hâlinde cezadan indirim öngörüldüğü, mağdurun uğradığı zararın tazmininden özellikle kaçınan sanık hakkında etkin pişmanlık koşullarının oluştuğunun söylenemeyeceği” belirtilerek uygulanmamıştır. Tüm safahatta atılı suçu işlemediğini savunan sanık ..., etkin pişmanlık konusunda bir beyanda bulunmamıştır. Müdahil ve vekili 28.1.2008 tarihinde verdikleri dilekçede, “Zararın sanıklar ... ve ... tarafından karşılandığını, sanık ...’in bu ödemeye katılmadığını” belirtmişler; aynı tarihli duruşmaya katılan ... “Görüşmelerine rağmen özellikle tazminin iadesine katılmayacağını söyleyerek tazminde bulunmadığını” beyan etmiştir. Yukarıda kısaca özetlendiği üzere, sanık ...’in mağdurun zararının tazminine özellikle karşı çıktığına ilişkin olarak müdahil ve sanık ...’ın beyanından başkaca bir delil yoktur. Sanık ..., duruşmanın bitirildiği ve esas hakkında kararın verildiği 28.1.2008 günlü oturuma katılmadığından, diğer sanıkların etkin pişmanlığından haberdar değildir. Her üç sanığı da temsil eden vekilin, bu durumdan haberdar olması da, adı geçenin bu maddeden yararlanmasına engel teşkil etmez. Sanık ...’in sözü geçen maddeden yararlanması için mutlaka tazmine katılmasını istemek, müdahile fazladan ödemede bulunulmasına neden olacaktır. Birlikte suç işleyen sanıklardan her biri, yalnızca kendi payına düşeni değil, mağdurun zararının tamamını karşılamakla yükümlüdür. Açıklanan nedenlerle mahkemece, sanık ... celp edilip, müdahilin zararının tazminine açıkça karşı çıkıp çıkmadığı sorulduktan sonra, sonucuna göre hakkında TCK’nın etkin pişmanlıkla ilgili 168. maddesinin uygulanmasına veya uygulanmamasına karar verilmesi gerektiğinden; diğer cihetlerine katıldığım kararın, adı geçen sanıkla ilgili olarak bu yönden bozulması görüşündeyim.