Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/21520 E. 2012/5860 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/21520
- Karar No
- 2012/5860
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : 5237 sayılı TCK. nın 141/1, 53/1, 58 maddeleri gereğince 3 yıl hapis, hak yoksunluğuve cezanın mükerrilere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya kapsamına göre Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 3.2.2010 gün 2009/105-2010/93 E.K. sayılı kararıyla, sanığın yokluğunda cezalandırılmasına karar verilip bu kararın 7201 Sayılı Tebligat Kanunun 35. Maddesine göre tebliğ edilerek temyiz edilmediğinden bahisle kararın kesinleştirildiği, sanığın aynı mahkemece başka suçlardan da yargılanarak ceza aldığı, sanığın ceza aldığı aynı mahkemenin 2008/294 Esas sayılı kararın temyizi için cezaevi müdürlüğü aracılığıyla 3.6.2010 tarihinde gönderdiği dilekçesinin mahkemenin 2/7/2010 günlü ek kararıyla süresinden sonra yapılması nedeniyle reddine itiraz hususunda karar verilmek üzere dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, Adıyaman 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 8/7/2010 gün 2010/351 değişik iş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği, sanığın bu kez 23.3.2011 tarihinde cezaevi müdürlüğü aracılığıyla gönderdiği dilekçe ile temyiz incelemesine konu Adıyaman 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 3.2.2010 gün 2009/105-2010/93 E.K. sayılı kararın temyiz incelemesi için Yargıtay’a gönderilmesini istediği, mahkemesince 1.4.2011 gün 2009/105-2010/93 E.K. sayılı ek kararıyla hükümlünün temyiz talebinin reddine dair mahkemece verilen 2/7/2010 günlü ek karar ve bu kararın onanmasına dair Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 9.7.2010 günü hükümlüye tebliğ edildiği ve temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden bahisle talebin reddine karar verildiği, bu kararın da sanığa cezaevinde 16.5.2011 tarihinde tebliğ edildiği ancak hükümlü tarafından haricen öğrenilen karara yönelik olarak 9.5.2011 tarihinde temyiz talebinde bulunulduğu olayda, dosya kapsamındaki Şanlıurfa Cezaevi Müdürlüğünün 22/3/2011 günlü yazısından 7201 Sayılı Tebligat Kanunun 35 .maddesine göre tebliğ işleminin yapıldığı tarihte sanığın cezaevinde bulunduğunun bildirilmesi karşısında, aynı yasanın 19. Maddesi uyarınca sanığa cezaevi müdürlüğü aracılığıyla tebliğ işlemi yapılması gerekirken, sanığın yargılama sırasında talimatla ifadesinin alındığı duruşmada bildirdiği son adrese aynı yasanın 35. Maddesine göre yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğu, ayrıca sanığın aynı mahkemece verilmiş başka bir kararla ilgili temyiz talebinin reddi nedeniyle, bu dosyaya ilişkin temyiz talebinin de reddine dair hukuki dayanağı bulunmayan Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 1/4/2011 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede, Sanığın, kamu kurumu niteliğindeki Devlet hastanesinden yakınana ait telefonu çaldığının anlaşılması karşısında; hakkında TCK.nun 142/1-a maddesiyle hüküm kurulması gerekirken, aynı Yasanın 141/1. maddesiyle uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.