Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/18544 E. 2013/21101 K. – Yağma

Konu: Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/18544
Karar No
2013/21101
Karar Tarihi
Konu
Yağma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5252 sayılı Türk Ceza Yasası'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa'nın 9.maddesinin üçüncü fıkrasında, lehe yasanın saptanmasında başvurulacak yöntem düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca, önceki hükümde ... kabul edilen olaya, önceki ve sonraki Ceza Yasalarının ilgili tüm hükümlerinin birbirlerine karıştırılmaksızın uygulanmasını ve her iki yasaya göre ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini gerektirmektedir. Bu belirleme, herhangi bir inceleme, araştırma, kanıt tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmeyen; eylemin suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması ya da önceki hükümle belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdiri gerektirmemesi gibi hallerde, evrak üzerinde yapılabilecektir. Ancak; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmiş olması, cezanın, 5237 sayılı TCY'nın 61. maddesi gözetilerek tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihinin söz konusu olması, seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerin değerlendirilmesinin gerekmesi gibi durumlarda, duruşma açılarak değerlendirme yapılmalıdır. İnceleme konusu karara gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Yağma suçu, 5237 sayılı TCK’nın 149/1. maddesinin (a), (c) ve (d) bentlerine aykırı biçimde silahla, işyerinde ve birden fazla kişi ile birlikte işlenmesine karşın, aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca, temel ceza belirlenirken, (c) ve (d) bentlerinin değerlendirilmeye esas alınmaması, 2-5237 sayılı TCK.nun 150.maddesinin 2.fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nın 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150.maddenin 2.fıkrasına düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, 3-Sanık yakalandığında suçunu ikrar edip, suça konu eşyanın evinde olduğunu bildirip, orada bulunarak yakınana iade edildiğinin anlaşılması karşısında; hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin değerlendirilmemesi, 4-5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, yağma suçu nedeniyle temel cezanın 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler de gözetilerek ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, anılan Yasanın 168.maddesi uyarınca indirim oranının belirlenmesi ve cezanın bireyselleştirilmesini gerektiren takdir hakkının kullanılması durumunda duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 24/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/18544, K. 2013/21101, T. 24.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2011-18544-e-2013-21101-k-cc9b36d3f364