Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/11894 E. 2013/20173 K.

Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/11894
Karar No
2013/20173
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Hırsızlık suçunun tamamlandığının gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde: Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK.nın 142/1-b,31/2,116/1,119/1-c,31/2. maddelerine uyan hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 4 yıllık zamanaşımının, hüküm tarihi ile inceleme tarihi arasında geçtiği ve bu süre içinde zamanaşımını kesen işlem olmadığının anlaşılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, III-Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Belli süre ile hapis cezasına mahkum olmak, cezanın uyarı gereksinimini ve kişinin etkin pişmanlık duymasını sağlayabildiği gibi kısa süreli hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesi de toplum barışı açısından bir zorunluluk göstermeyebilir; bu durumda da seçenek yaptırımlara hükmedilebilir. Seçenek yaptırımlara uyarak hareket edenin kendisi için yararı ve hukuki sonuçları vardır. Olayda mevcut seçenek yaptırımların belirlenmesinde; kişiselleştirme ve bireyi topluma kazandırma gibi olgular ile cezanın karşılığı yaptırımın infazının da dikkate alınması gerektiği muhakkaktır. Kısa süreli hapis cezalarına karşı seçenek yaptırımlarının uygulanması 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinde yerini bulmuştur. Bu yasa normunun uygulanması, mahkemenin takdir yetkisindedir. Bu takdir iki hususa ilişkin bulunmaktadır. Bunlardan biri fail için seçenek yaptırma hükmedilip hükmedilmeyeceği, diğeri de para cezasına mı yoksa güvenlik tedbirine mi hükmedileceği yönündeki takdiri kapsamaktadır. Mahkeme bütün bu hususlarda takdir yetkisini kullanırken suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecindeki pişmanlığı ve suç işlemesindeki özellikleri göz önünde bulunduracaktır. “Bir yerlere gitmeme ve belirli etkinlikler yapmadan yasaklanma” seçenek tedbiri seçilecekse bu durumda belli yerler ve etkinlikler sanığın suç işlemesine, suça yönelmesine ya da zararlı alışkanlıkları edinmesine veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasına, çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunuyorsa; sanık veya hükümlünün, yeniden suç işlemesine yol açan bu tür yerler ve etkinliklerden ayrık tutulabileceğinin belirlenmiş olması gerekir. Dolayısıyla belli yere gitme veya etkinliğin yapılmasına ilişkin yasaklamanın, failin suç işlemesi veya zararlı alışkanlıklar edinmesine olumsuz etkileri bulunan konulara ilişkin bulunmalı yani çevrilen seçenek tedbir işlenen suçla bağlantılı olmalıdır. Aksi halde hakim takdirinden bahsedilemez. Ayrıca seçenek tedbirin infazı da duraksama yaratmamalıdır. Hal böyle olunca söz konusu tedbir kararının sanığı suça yönlendiren ortamdan ayrık tutacak bir şekilde ve infazında da duraksama yaratmayacak biçimde verilmesi gerekirken, sanık hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezasının yaş küçüklüğü nedeniyle, “6 ay 20 gün süre ile beraber suç işlediği ... ve ... ... ile birlikte bulunmama” şeklinde infazda duraksamaya neden olacak biçimde tedbir kararına çevrilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/11894, K. 2013/20173, T. 24.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2011-11894-e-2013-20173-k-bf508d968b13