Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/9960 E. 2013/5043 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/9960
- Karar No
- 2013/5043
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde: Sanıkların hırsızlık suçunu işlemek için yakınana ait fabrikanın duvar telini keserek, eklenti niteliğindeki etrafı çevrili bahçe içine girdiklerinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür. 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin uygulandığı kararda belirtilmemişse de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infazda gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir. Kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunan sanık ... hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin "ayrı ayrı" yerine, "müteselsilen" alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükmün yargılama giderlerinin alınmasına ilişkin bölümünden “müteselsilen” kelimesinin çıkartılarak, yerine “sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” kelimelerinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde: Sanıkların hırsızlık suçunu işlemek için yakınana ait fabrikanın duvar telini keserek, eklenti niteliğindeki etrafı çevrili bahçe içine girdiklerinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi, 2-Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin "ayrı ayrı" yerine, "müteselsilen" alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.