Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/8626 E. 2013/5170 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/8626
- Karar No
- 2013/5170
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun hükümlü tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda hükümlünün, suç arkadaşı ile birlikte yakınana ait konutun sağlam kapı kilidini zorlamak suretiyle hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinin yanında, yakınma bulunduğu için mala zarar verme suçu yönünden uzlaşma olanağı sağlandıktan sonra, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlünün yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, hükümlünün 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 116/1, 119/1-c, 151/1. maddelerine karşılık 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522-son, 59, 81/2-3. maddelerine uyan eylemi nedeniyle denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek istem gibi BOZULMASINA, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.