Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/8410 E. 2013/17580 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/8410
- Karar No
- 2013/17580
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın, pencere camını kırarak içine girdiği okul kantininde hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, eyleminin hırsızlığın yanı sıra 5237 sayılı TCK' nın 152/1-a maddesine uyan kamu malına zarar verme suçunu da oluşturması nedeniyle zamanaşımı süresince işlem yapılması olanaklı görülmüştür. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.12.2011 gün ve 2011/2-281 Esas ve 2011/285 sayılı kararında, “Görüldüğü üzere 5271 sayılı CYY’nın 226.maddesinde öngörüldüğü biçimde suçun hukuki niteliği değişmediği gibi, sanık hakkında uygulama şartları gerçekleşmediği için uygulanmayan TCY’nın 145. maddesi ile cezanın artırılmasını gerektiren başka bir durum da ilk kez duruşmada ortaya çıkmamıştır. Sanık hakkında düzenlenen iddianamede yanılgı ile sanık hakkında uygulanması istenen bir indirim hükmünün sanık aleyhine olacak şekilde uygulanmaması sanığa ek savunma hakkı verilmesini gerektirmeyecektir.” denilmesi karşısında, tebliğnamede bu yönden bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 2-Sanığın Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2004/980-1829 Esas-Karar sayılı erteli cezası 594 YTL adli para cezası olup, 5237 sayılı TCK'da para cezalarının ertelenmesi yönünde bir düzenleme bulunmadığı gibi erteli para cezalarının aynen infazının da mümkün olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında erteli adli para cezasının aynen infazına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak yerine, “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” tümcesinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından sanık hakkında erteli para cezasının aynen infazına ilişkin ‘‘Sanığın mahkememizin 09/12/2004 tarih, 2004/980-1829 esas karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan 594 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu cezanın tecil edilmiş olduğu anlaşıldığından bu cezanın aynen infazına, BU HUSUSTA GEREKLİ İŞLEMİN YAPILMASINA,” bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.