Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/7436 E. 2013/9121 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/7436
- Karar No
- 2013/9121
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2006 ve 05.03.2010 tarihli tebliğnameleri ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 492/7-son maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre,aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın aynı suça uyan 142/2-b, 66/1-d, 67/4.maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık ...'ın yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 31.8.2004 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş,sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması,
2-Sanık ...'ın, yanında arkadaşları Kahraman ve ... olduğu halde Devlet Hastanesinin tuvalet kapısında sıkıştırdıkları mağdurun cebindeki parayı yankesicilik marifetiyle aldıkları, parayı alan sanıklar Kahraman ve ...'in olay yerinden kaçtığı, ancak sanık ...'ın tanık ... tarafından kovalamaca sonucu yakalandığında kendisini kurtarmak amacıyla üzerinde taşıdığı bıçağı çıkararak tanığa doğrulttuğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 765 sayılı TCY'nın 495/2.maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 497/1.maddesinde öngörülen dolaylı yağma suçuna 5237 sayılı TCY'nda yer verilmemiş olması gözetildiğinde aynı Yasanın 142/2-b ve 106/2-a maddelerine uyan hırsızlık ve silahla tehdit suçlarını oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi,
3-Mağdura ait olup sanıkların üzerinde ele geçirilen paraların mağdura iadesi yerine, 5237 sayılı TCY'nın 55.maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
4-Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
5-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 22.4.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.