Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/6290 E. 2013/8259 K. – Hırsızlık, Konut
Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozma, Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/6290
- Karar No
- 2013/8259
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozma, Mala Zarar Verme
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Cumhuriyet savcısı tarafından yakınana 27.03.2006 tarihinde uzlaşmak isteyip istemediğinin sorulduğu, yakınanın da Uzlaşmayı kabul etmediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki suç tarihinde yürürlükte olan Çocuk Koruma Kanunun 24.maddesine göre uzlaşma yönünden değerlendirilme yapılmaması sebebi ile bozma isteyen düşünce benimsenmemiş; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Suça konu işyerinin kapıları ve kepenklerinin durumu ile ilgili görgü- tespit işleminin yapılmadığı olayda, yakınanın kolluk beyanlarında kepenklerin ve işyeri kapısının zorlanarak açıldığını söylediği, mahkemede ise bu hususun sorulmadığının anlaşılması karşısında, yakınanın kapıdaki ve kepenkteki zorlanmanın niteliğine ve bu zorlamalar sebebi ile zararının oluşup oluşmadığına yönelik ayrıntılı anlatımı saptanıp, gerektiğinde keşif yapılarak suç vasfının tayin edilmesi gerektiği dikkate alınmadan eksik soruşturma ile yetinilip, kilidin anahtar veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletin anahtar gibi kullanılmak suretiyle açılması halinde uygulanması mümkün olan 5237 sayılı yasanın 142/2-d ve meydana gelen zarar da belirtilmeden aynı yasanın 151.maddesi ile uygulama yapılması 2-Eylemin gece gerçekleştiğine ilişkin kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı; mahkeme tarafından da bu şekilde kabul edilip hırsızlık suçu ile ilgili olarak 143.maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesine karşın konut dokunulmazlığını ihlal suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Yasanın 116/4.maddesi ile uygulama yapılması 3-Yakalama tutanaklarına göre sanığın yakınanın işyerinden çalınan malzemelerin bulunduğu araçta, 12 yaşından küçük olması sebebi ile hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen ... ve yaşı büyük olması sebebi ile soruşturma ve kovuşturması ayrı yürütülen ... ile birlikte yakalandığı ve 27.07.2007 günlü oturumda ... ’ın yargılanması ile ilgili evrakların mahkemesinden istenmesine yönelik ara karar verildiği, ancak bu ara karardan dönülmeden hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında, ... hakkında açılan davanın akibeti araştırılarak bir örneğinin dosya içerisine konulmasının sağlanması, bu bağlamda sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 119/1-c maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının da karar yerinde tartışmasız bırakılması 4-Kabule göre de; mala zarar verme ve konut dokunulmazlığıhı ihlal suçundan kurulun hükümlerde a-Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY.nın 31/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, b-Suç ve karar tarihleri itibari ile uygulama alanı bulan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23.maddesi değerlendirilmeden hüküm kurulması, c-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.04.2007 günlü 2007/1-32-97 sayılı kararı ışığında; cezaların toplanmasına ilişkin düzenlemelerin infazla ilgili bir hüküm olduğu, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasının öngörüldüğü, anılan madde uyarınca bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümlerin bulunması halinde, koşullu salıverme hükümlerinin uygulanabilmesi açısından mahkemeden bir toplama kararı isteneceği; hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olup varlıklarını ayrı ayrı koruduğu, 5237 sayılı Yasada cezaların toplanması kurumuna yer verilmediği gözetilmeden, hükmolunan para cezalarının içtima ettirilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi-tür ve miktarı bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.