Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/5868 E. 2012/4922 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/5868
- Karar No
- 2012/4922
- Karar Tarihi
Hırsızlık suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 3 yıllık denetim süresi getirilmesine ve yükümlülüklere hükmedilmesine yer olmadığına dair BAKIRKÖY 3. Çocuk Mahkemesinin 11/03/2009 tarihli ve 2006/1051 esas, 2009/162 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 05.02.2010 gün ve 2009/1029/6942 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2010 gün ve KYB/2010/30947 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 23.02.2010 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 24/09/2008 tarihli ve 2008/22700 esas, 2008/14606 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesinde yer alan "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında öncelikle suçun ... olması hâlinde ceza hükmü kurulması gerektiği nazara alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Sanık hakkında Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesince verilen 11.03.2009 gün ve 2006/1051- 2009/162 sayılı kararın yasa yararına bozulması istenilmiş ise de; karar hakkında o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından 25.03.2009 havale tarihli dilekçe ile “hükmün açıkça yazılması gerektiği halde hükmün tutanak haricinde ayrı bir zarfa muhafaza edildiği, bu şekilde usule aykırı davranışta bulunulduğu” gerekçesi ile Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine CMK'nun 231/12. maddesi gereğince itiraz yasa yoluna başvurduğu, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince 31.03.2009 gün ve 2009/66- 2009/66 sayılı değişik iş sayılı kararı ile “Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 11.03.2009 tarih, 2006/1051 dosya ve 2009/162 karar sayılı Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının CMK.nun 231.maddesinde öngörülen Hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluşup oluşmadığı yönü ile incelenemediğinden Mahkememizce itiraz konusunda karar verilmesine yer olmadığına” hükmedildiği bunun üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2009 günlü 2009/7900 sayılı yasa yararına bozma ihbarında Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin belirtilen kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünden istemde bulunulduğu, istemin Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin kararına yönelik olarak yasa yararına bozma talebini içerdiğinin anlaşılması karşısında; Ceza Genel Kurulunun 29.06.2010 gün ve 2010/70-159 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, esas itibarıyla bünyesinde iki karar barındıran bir kurumdur. İlk karar, teknik anlamda hüküm sayılan, ancak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan bu nedenle hüküm ifade etmeyen, koşullara uyulması halinde düşme hükmüne dönüşecek, koşullara uyulmaması halinde ise varlık kazanacak olan mahkûmiyet hükmü, ikinci karar ise, bu ön hükmün üzerine inşa edilen ve önceki hükmün varlık kazanmasını engelleyen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıdır. Bu ikinci kararın en temel ve belirgin özelliği, varlığı devam ettiği sürece, ön hükmün hukuken sonuç doğurma özelliği kazanamamasıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı başvurulabilecek yasayolu, 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinin 12. fıkrası ile 5560 sayılı Yasa değişikliğinden önceki 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesinin 7. fıkrasında açıkça "itiraz" olarak belirtilmiştir. İtiraz merciince yapılacak inceleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin objektif koşulların bulunup bulunmadığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunup bulunmadığı hususları ile sınırlı olacaktır. Suça ve sanığa ilişkin koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği, denetim süresinin yasaya uygun tayin edilip edilmediği, denetim süresi içinde yüklenecek denetimli serbestlik tedbirinin yasaya uygun olup olmadığı gibi hususlar itiraz merciince incelenip, bir sonuca bağlanacaktır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının üzerine inşa edildiği hüküm ise, bilahare davanın düşmesi kararı verildiğinde veya hükmün açıklanması ya da yeni bir hüküm kurulması halinde varlık kazanacağından ve ancak bu halde 1412 sayılı CMK.nın 305 ve 5271 sayılı CMK.nın 223. maddeleri uyarınca temyiz edilebilme olanağına kavuşabileceğinden, bu aşamadan önce henüz hukuken varlık kazanmamış bulunan bu hükmün temyiz merciince denetlenebilme olanağı bulunmamaktadır. Yasa yararına bozma yasa yolu, temyiz ve istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen "karar" veya "hükümlere" karşı başvurulabilen olağanüstü bir yasa yolu olup, amacı, ülke sathında uygulama birliğine ulaşılması, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesidir. Bu yasa yoluna başvurabilmenin ilk ve temel koşulu, verilen hüküm veya kararın istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş olmasıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraz yasayoluna bağlı bulunması nedeniyle, gerek itiraz edilerek gerekse itiraz yasayoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde, olağanüstü bir yasa yolu olan yasa yararına bozma konusu yapılmasında kuşku bulunmamaktadır. Ancak yasa yararına bozma yasayolunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sadece 5271 sayılı CMK.nın 5-14. (somut olaya göre 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. md.) fıkralarındaki koşullar kapsamında denetlenecek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığı, ceza miktarı, daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkumiyet, zararın giderilip giderilmediği, suçun İnkılap Yasasında belirtilen suçlardan bulunup bulunmadığı, Askeri Ceza Yasası ile 15 yaşından büyükler açısından 3713 sayılı Yasa kapsamındaki suçlardan olup olmadığı, denetim süresinin doğru tayin edilip edilmediği gibi hususlara ilişkin hukuka aykırılıklar nedeniyle bozulabilecek, saptanan hukuka aykırılıkların yeni bir yargılamayı gerektirdiği ahvalde yeniden yargılama yapılarak karardaki hukuka aykırılığın giderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilecek, yargılama gerekmeyen durumda ise hukuka aykırılık Yargıtay ilgili ceza dairesince veya Ceza Genel Kurulunca giderilecektir. Somut olay bu kapsamda değerlendirildiğinde, Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma istemi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı vaki itiraz üzerine Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince verilen 31.03.2009 gün ve 2009/66 değişik iş sayılı “itiraz konusunda karar verilmesine yer olmadığına “ilişkin kararına karşı yapılması gerektiği anlaşılmakla; Öncelikle Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 11.03.2009 gün ve 2006/1051 esas, 2009/162 sayılı kararını itiraz yoluyla değerlendiren Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı yasa yararına bozma yoluna başvurulup baş vurulmayacağının takdiri ile bunun sonucuna göre inceleme yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 14.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.