Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/3656 E. 2013/514 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/3656
- Karar No
- 2013/514
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2010 gün ve 240/261 sayılı kararında ve aynı yöndeki bir çok kararında bildirildiği üzere; 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın “Temyizi kabil olan ve olmayan hükümler” başlıklı ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 305.maddesinde, kesin ve temyiz olunamaz hükümlere yer verilmiş ve bu suretle verilen hükümlere karşı ancak yazılı emir yoluna gidilebileceği de belirtilmiştir. Maddenin 1. fıkrasında sayılan ve kesin olduğu belirtilen hükümlerin tekerrüre esas olmayacağı maddenini son fıkrasında açıkça düzenlenmiştir. Bu açıklama ışığında Mahkemece tekerrüre esas alınan Kestel Sulh Ceza Mahkemesinin 18.10.2006 gün ve 2006/140-150 sayılı ilamı ile TCK'nın 86/2, 29. maddeleri uyarınca doğrudan verilen 100 TL para cezasına ilişkin hükmün CMUK 305/1.maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve tekerrüre esas oluşturmayacağının dikkate alınmaması, 2-Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, ...’nin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım ile 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılarak yerine, 53. maddeyle ilgili olarak “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.01.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.