Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/32089 E. 2011/3676 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/32089
Karar No
2011/3676
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekilleri, sanıklar savunmanları

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Katılan ...'nın 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının bulunmadığı; temyiz isteminin yağma suçundan kurulan hükme yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:

I- Katılan ...Ş.'nin sanıklar ... ve ... hakkında, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan “zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine” yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:

Adı geçen kurumun, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan doğrudan doğruya zarar gören konumunda olmadığı anlaşıldığından, bu suçla ilgili olarak davaya katılmasına karar verilmesi hukuki değerden yoksun olup temyiz hakkı vermeyeceğinden, vekilinin bu suça yönelik temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE, II- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yağma suçundan kurulan hükme yönelik incelemede:

Dosya içerisinde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Gasp Bürosu tarafından düzenlenmiş 06.09.2001 gün ve 2001/257 sayılı fezleke içeriği ve ekleri ile Türkiye Halk Bankası A.Ş.'nin 06.11.2001 gün ve 610 sayılı yazısına göre; katılan ...'nın eşi olan maktül ...'nın, olay günü ... isimli şirketin birikmiş hasılatını almak için gelen katılan ...Ş.'ne ait aracın sürücüsü olduğu ve bu araca götürülen içinde para sayma makinası bulunan torbayı, sanıklar ... ve ... ile diğer failler tarafından içinde para olduğu zannedilerek yağmalanmak istenmesi sırasında açtıkları ateş sonucu vurularak öldürülmesi biçiminde gerçekleşen somut olayda; Türkiye Halk Bankası A.Ş.'nin kurum olarak ve görevli elemanı maktül ...'nın da görevli olarak, sanıklarca yağmalanmaya kalkışılan eşyanın olay anında meşru zilyedi oldukları ve bu nedenle adı geçen bankanın ve maktülün eşinin “suçtan doğrudan doğruya zarar gören” konumunda bulundukları ve bu bağlamda yasal olarak davaya katılma ve hükmü temyiz etme imkanlarının bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede:

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde; bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli yazılacağı öngörülmekte, buna paralel hüküm içeren 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 34. maddesinde de "Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil gerekçeli yazılır." hükümleri yer almaktadır.

Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve maddi olaya uygun açıklamasıdır. Gerekçenin, dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde; geçerli, yasal ve yeterli olması zorunludur. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmez ve uygulamada keyfiliğe yol açar.

Mahkumiyet hükmünün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar ise 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre sırayla; a-) İddia ve savunma, bunların dayandırıldığı ve mahkemece toplanan kanıtların neler olduğu, b-) Kanıtların tartışılması, değerlendirilmesi ve reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan ve kabul edilen kanıtlar ve nedenleri, c-) Tüm bunların ışığında ulaşılan kanı; sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi, d-) Cezayı ağırlatan ve hafifleten veya değerlendirmeye bağlı nedenlerle cezayı kaldıran yasal nedenlerin bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin istemlerin kabul veya reddiyle temel cezanın belirlenmesine ilişkin nedenler, e-) Cezanın ertelenmesine, tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirinin uygulanmasına yönelik veya bu konulardaki istemlerin kabul veya reddine ilişkin dayanaklar gösterilecektir.

Açıklanan bu usul kuralları buyurucu nitelikte olup, uyulmaması 5271 sayılı CMK'nın 289/1-g. maddesi uyarınca kesin bozma nedenini oluşturur.

Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 230. maddeleri gözetilmeden ve bu ilkelere uyulmadan, gerekçeden yoksun biçimde, sadece lehe olan yasanın belirlenmesi için yapılan değerlendirmelere yer verilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, katılanlar Türkiye Halk Bankası A.Ş. ve ... vekilleri ile sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan kısmen yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 28.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/32089, K. 2011/3676, T. 28.03.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-32089-e-2011-3676-k-d4bb575130fc