Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/31930 E. 2013/25653 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/31930
- Karar No
- 2013/25653
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, hürriyetten yoksun kılma, 6136 sayılı Yasaya muhalefet, genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak HÜKÜM : Kısmen Beraat, Kısmen Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Tüm sanıklar hakkında hürriyetten yoksun kılma suçu ile sanık ... hakkında ruhsatsız tabanca taşımak suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmeleri gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53.maddenin uygulanmasına” ilişkin bölümler çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına,” tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Tüm sanıklar hakkında yağma suçundan kurulan beraat hükmü ile sanık ... hakkında silahla genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerin incelenmesinde: 1-)Oluşa dosya kapsamına göre; olay tarihinden önce yakınan ...'e yaklaşık 20.000 TL borcu olan arkadaşı tanık ...in bu borcunu ödemekte zorlandığını ve ... fabrikasında çalışan sanık ...'dan alacağı olduğunu, hakkında icra takibi yaptığını, her ay o şahsın maaşından kesinti yapıldığını belirterek, o alacağı kendisine devredebileceğini söylediği, yakınan ...'inde bu teklifi kabul ederek noterden yapılan alacağın temliki sözleşmesi ile icra dosyasındaki alacağı devraldığı, hakkındaki icra takibini devam ettirdiği, sanık ...'un yakınan ...'i arayıp, buluşarak “İcra takibinden dolayı işten çıkarılabileceğini, bu nedenle haczi kaldırmasını” istediği, yakınan ...'inde “Bu zamana kadar yaklaşık 6-7 bin lira kesinti yapıldığını, kendisini mağdur etmeyi istemediğini, icra takip ve faiz masraflarını da istemediğini, kalan yaklaşık 13 bin lirayı ödediği takdirde alacağından vazgeçeceğini” söylediği, sanık ...'un her ay elden 1.000 TL'nin yakınana ödenmesi konusunda taahhütte bulunduğu, ancak aradan üç ay gibi bir süre geçmesine rağmen, sanık ... herhangi bir ödemede bulunmayınca, yakınan ...'in avukatına icra takibini devam ettirmesini söyleyip, sanık ...'un maaşına tekrar haciz koydurduğu, 11/02/2008 tarihinde sanık ...’un çalıştığı fabrikadan arkadaşı olan sanık ...'a, bu haciz ve borç meselesini anlattığı, sanık ...'ın bu sorunu çözebilecek bir arkadaşı olduğunu söyleyip, sanık ...'u sanık ...’ ın sahip olduğu ... Düğün Salonu altında bulunan oto kiralama dükkanına götürdüğü, burada sanık ...'un yakınan ... ile arasındaki borç ilişkisini anlattığı ve kendisinden yardımcı olmasını istediği sanık ... ile bu borcun sonlandırılması konusunda anlaştığı, 13/02/2008 günü sanıklar ... ve ...'in sanık ...'ın istemiyle onun işyerinde buluştukları, sanık ...'ın yakınan ...'i telefonla arayıp kendisini tanıtarak “Bir iş için görüşmemiz lazım” dediği, yakınan ...'in şu an müsait olmadığını belirtmesi üzerine sanık ...'ın “Evinin yerini biliyorum, bulurum” dediği, sanığın bu sözlerinden tedirgin olan yakınan ...'in Ereğli ...daki oyun salonunda buluşmak üzere sanıkla sözleştiği, sanıklar ..., ... ve ...’in tanık ...'den ödünç aldıkları otomobil ile gece sayılan saat 18:45 sularında oyun salonuna gittiklerinde sanık ...'ın oraya gelmiş olan yakınan ... ve arkadaşı olan tanık ...'in oturduğu masaya geçtiği, sanık ...’ın sanık ...'un borcundan bahsettikten sonra yakınan ...'e hitaben “Ulan 1 milyar verip 20 milyar almak var mı, icrayı kaldıracaksın kaldırmazsan görüşürüz” şeklinde sözler söylediği, yakınan ...'in “Bu borç ilişkisine karışmasının doğru olmadığı, görüşülmesi gereken kişinin alacağı devraldığı ... olduğu, ... ile ... arasındaki olayın aslını bilmediği, 12 milyar ödendiği takdirde icrayı kaldıracağı” şeklinde karşılık verdiği, sanık ...'ın ise " Ben bu işin içindeyim, dediğimizi yapacaksın" şeklinde sözlerine devam ettiği, tanık ...'inde konuşmaya katılıp "... aç uşak değil, borcunuzu verin icrayı kaldırsın" demesi üzerine sanık ... tanık ...’e “Bana ne dik dik bakıyon lan, bakışlarına gıcık oldum, beni tanı ben Kandilli’den ...’üm" deyip, masadan ayağa kalkarak sinkaflı küfürlerle hakaret ettikten sonra tanık ...'in sağ gözünün üstüne yumruk attığı, tanık ...'inde buna karşılık vermesiyle kavga çıktığı, sanık ...’ın belinden çıkardığı ruhsatsız tabancası ile bir el havaya ateş ettiği, dışarı çıkmaya çalışan yakınan ...'in ensesinden tutup, kafasına silahı dayadığı, diğer sanıklar ... ve ...’ in de kollarına girdikleri yakınan ...'i saat 19:00 sularında oyun salonundan çıkarıp zorla arabaya bindirdikleri, sanık ...’ın aracın sağ ön tarafına oturduğu, sanık ...’in yakınanla beraber aracın arka tarafına oturduğu, sanık ...’in kullandığı bu araçla Ereğli ... yerine gelerek buradan sanık ...'ıda alarak ... istika...e doğru devam ettikleri, araç içinde yakınandan cep telefonunu alıp iletişimini engellemek için simkartını çıkartarak iade eden sanık ...'ın yakınan ...'e hitaben "şimdi ...’ye gideceğiz, sana 100 milyarlık senet imzalattıracağım, ...’a ait borcu kaldırmadığın takdirde seni icraya vereceğim" şeklinde sözler söylediği, ...’ye vardıklarında sanıkların yakınanı baraka gibi ve içi büro şeklinde döşenmiş bir yere sokup koltuğa oturttukları, ilk olarak sanık ...’ın yakınana birkaç kez yumruk attığı, ardından diğer sanıklar ..., ... ve ...'ında vurmaları üzerine yakınan ...'in yere yıkıldığı, daha sonra sanık ...’ın elinde tuttuğu tabancanın kabzası ile yakınanın kafasına sert bir şekilde vurduğu, bu sırada silahın ateş aldığı, sağ omzundan basit tıbbi müdahale ile iyileşmez nitelikte yaralanan yakınanın kanamasının olması nedeniyle paniğe kapılan sanıkların yakınanı arabaya bindirdikleri, sanık ...'ın olay yerinde kaldığı, diğer sanıklar ..., ... ve ...'in yakınanı Özel ... Anadolu Hastanesine götürdükleri, yolda sanık ...’ın tabancasının şarjörünü boşaltıp yakınanın beline sokarak “Sana kim vurdu diye sorarlarsa sen kendi kendimi vurdum” diyeceksin dediği, hastanede sanık ...'ın görevli doktordan yakınanı gizlice ameliyat etmesini istediği, doktorun bu teklifi kabul etmediği, olayın polise haber verilerek sanıkların yakalandığı olayda; sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK'nın 149/1-a-c-h, 35/1-2 geceleyin birden fazla kişiyle ve silahla yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraatlerine kararı verilmesi, 2-)Sanık ...'ın yakınan ve tanık ... ile görüşme yaptığı oyun salonunda belinden çıkardığı tabanca ile havaya ateş etmesi olayıyla ilgili genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan Karadeniz Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 10.03.2008 tarih 2008/612 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilip, usulünce taraflara tebliği ile itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 5271 sayılı CMK'nın 172/2. maddesi uyarınca yeni bir delil ortaya çıkmadıkça bu fiille ilgili kamu davası açılmasının mümkün olmadığı, ayrıca sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5271 sayılı CMK’nın 170/3 ve 225/1. maddelerinde öngörülen yöntem ve biçime uygun olarak açılmış bir dava da bulunmadığı anlaşıldığından, bu usuli eksiklikler giderilmeden yargılamaya devam edilerek sanık ...'ın hükümlülüğüne karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.