Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/31547 E. 2011/6931 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/31547
Karar No
2011/6931
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Mala zarar vermek, Konut dokunulmazlığını bozmak HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5237 sayılı Yasa hükümlerine göre cezaların toplanması öngörülmediği, her bir cezanın varlığını ayrı ayrı koruduğu gözetilmeden verilen hükümlerin toplanmasına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından, cezaların toplanmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, hırsızlık suçu yönünden oybirliğiyle, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçları yönünden ise üye sayın ...’in muhalefeti nedeniyle oyçokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.05.2011 tarihinde karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ:

5237 sayılı Yasının 61. maddesiyle cezanın belirlenmesinde, izlenmesi gereken yöntem açık ve denetime imkan tanıyacak bir biçimde ortaya konulmuştur. Buna göre somut olayda ilgili suç tanımında belirtilen cezanın alt ve üst sınırı arasında ceza tayin edilirken cezanın belirlenmesine ilişkin madde hükmündeki ölçütler dikkate alınacaktır.Bu düzenleme ile soyut gerekçelerle cezanın alt ve üst sınırdan belirlenmesi şeklindeki yanlış uygulamanın önüne geçilmek istenmiştir.Bu açıklamalar ışığında bir suçtan dolayı TCK’nun 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurulacak ve somut gerekçeler de belirtilmek suretiyle kanundaki cezanın alt ve üst sınırı arasında takdir hakkı kullanılacaktır.Ayrıca temel ceza belirlenirken aynı Yasanın 3. maddesinin birinci fıkrasındaki” Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” şeklindeki hüküm de gözetilmek zorundadır.

Hakimin temel cezayı belirlerken değindiği gerekçesi suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçları, işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksirine dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik ile dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yerinde ve yeterli olmalıdır.Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan cezanın şahsileştirilmesi kuralının da amacı ceza ve sanık arasında uygun dengeyi sağlamaktır.İki sınır arasında cezayı belirleme hakime ait ise de bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması bu bağlamda suçun işleniş şekli, önemi, sebepleri, kanun ve nizamlara muhalefet derecesi, kastın yoğunluğu, sanığın sosyal durumu, geçmişi, topluma kazandırılması hususlarının göz önünde tutulmasının yanında bu konudaki gerekçenin dosya ile uyumlu olması zorunludur. Sanığın gündüz vakti yakınanın evinin kapısının kilit göbeğini kırarak içeriden 550 TL para, saat ve kolye çalması şeklinde gelişen somut olayda, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının tipiklik unsuruna uygun davranışlarının suçun işleniş şeklini ifade etmesi ve sanığın hakkında soruşturma ve kovuşturması devam eden evrakları olduğu bunların mahkumiyet ile sonuçlandırılmadığı suçun öneminin ise dosya kapsamından saptanmış olmasına karşın, suçun önemi, işleniş şekli ve yukarıdaki teşdit nedenleri denilerek, yerinde, yeterli olmayan gerekçe ve soyut ifadelerle işlenen fiillerin ağırlığıyla orantısız şekilde, üst sınıra yakın temel ceza tayini nedeniyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/31547, K. 2011/6931, T. 05.05.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-31547-e-2011-6931-k-9ed4fae2d2fb