Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/31314 E. 2013/17312 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/31314
Karar No
2013/17312
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklar için erteleme ile ilgili yapılan değerlendirmede suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verildiği ve bunun da 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesi uyarınca aranan subjektif şartlardan olduğu dikkate alındığında, sanıklar hakkında karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Sanıkların tutuklu kaldığı sürenin gerekçeli karar başlığına mahallinde eklenmesi olanaklı görülmüş; diğer sanıkla birlikte önceden verdikleri karar uyarınca hırsızlık suçuna doğrudan katılan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCY’nın 37/1. maddesi yerine aynı Yasanın 39. maddesiyle uygulama yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıkların TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak, yerine “Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/31314, K. 2013/17312, T. 16.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-31314-e-2013-17312-k-7d36f27f3ade