Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/30538 E. 2013/3915 K. – Hırsızlık, Mala

Konu: Hırsızlık, Mala Zarar Vermek

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/30538
Karar No
2013/3915
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, Mala Zarar Vermek

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, Mala zarar vermek HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür. I-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 151/1, 31/2. maddelerinde tanımlanan suçların alt ve üst sınırları ile aynı yasanın 66/1-e, 2. maddelerinde belirtilen zamanaşımını kesici işlemlerden herhangi birisi gerçekleşmeden 4 yıllık asli dava zamanaşımının, kararın verildiği 12.06.2008 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması; Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, I-Sanık ... hakkında hırsızlık, sanık ... hakkında ise hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1)-Sanıkların yaşı nedeniyle birkısım oturumların gizli yerine açık yapılıp kararında açık tefhim edilmesi suretiyle CMY'nın 185/1. maddesine, gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman dilimi gösterilmeyerek aynı yasanın 232/2-c maddesine; birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeyerek anılan yasanın 326/2. maddesine açıkca aykırı davranılması, 2)-15.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 25/1 ve geçici 1/3. maddelerine aykırı olarak duruşmalarda Cumhuriyet Savcısının bulunması, 3)- Sanıklar yakalandıklarında, kendiliklerinden mağdura ait suça konu işyerini gösterip çaldıkları eşyaları iade ettiklerinin anlaşılması karşısında, haklarında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, 4)- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, hesap hatası sonucu fazla cezaya hükmolunması, 5)-Mala zarar verme suçu yönünden hükmedilen TCK’nın 50/1-d maddesinde öngörülen tedbir süresinin, verilen cezanın yarısından bir katına kadar olması gerektiğinin göz ardı edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/30538, K. 2013/3915, T. 06.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-30538-e-2013-3915-k-0289d154bfce