Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/29916 E. 2013/21362 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/29916
Karar No
2013/21362
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Kaçakçılık Kanununa muhalefet, suç eşyasını satın almak HÜKÜM : Mahkumiyet-Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Katılan ... vekilinin sanıklar hakkında kaçakçılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelemesinde: Hükmolunan cezanın tür ve süresine göre sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca; Kaçakçılık kanununa muhalefet suçundan açılan kamu davasına yakınan ...'ın katılma hakkı bulunmadığından temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II-Katılan ... vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazının incelemesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, III- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kaçakçılık kanununa muhalafet suçları ile sanık ... hakkında suç eşyasını satın almak suçlarından kurulan hükme yönelik incelemede; Suç eşyasının satın alınması suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanacağına ilişkin kanunda bir düzenleme bulunmadığı halde sanık ... hakkında TCK.nun 168/2. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezalarıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Birlikte suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden payları oranında ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine yazılı biçimde uygulama yapılarak 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına,” tümcesinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin dayanışmalı alınmasına ilişkin kısım çıkarılarak, yerine “sanıklar için ortak yapılan yargılama giderinin sanıkların payına düşen oranda ayrı ayrı alınmasına”cümleleri yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, IV-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan ... vekilinin ve kaçakçılık kanununa muhalefet suçundan kurulan beraat hükmüne karşı katılan ... vekilinin temyiz istemleri ile sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükmün incelemesinde: 1-Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık ...'nin suç ortaklarıyla katılan ...'a ait Ege Serbest Bölgesinde bulunan depodan suç konusu eşyaları çalıp serbest bölgeden çıkarma konusunda anlaştığının ve bu eşyaların çalınması sırasında da depoyo gidip malların çıkarılmasına yardımcı olduğunun anlaşılması karşısında, yüklenen suçlara fikir ve eylem birliğiyle katılan sanığın cezalandırılması yerine yazılı gerekçeyle beraat karar verilmesi, 2-İade edilen suç konusu malların tanık ...'ın yer göstermesi sonucu bulunup katılana iade edildiği ve sanıkların malların iade edilmesinde bir katkıları bulunmadığı gibi katılan ...'ın kısmı iade nedeniyle ceza indirimine rıza göstermediğinin anlaşılması karşısında; koşulları bulunmadığı halde sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan 5237 Sayılı TCK.nun 168.maddesi uygulanarak eksik ceza tayini, 3-Güvenlik kamerası kayıtları çözümünü içeren bilirkişi raporu içeriğine göre; çalınan eşyaları taşıyan 35 AKY 87 plakalı kamyonun Ege Serbest Bölgesinden 01.05.2007 günü saat 21.28'de çıkış yaptığının ve hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Yasanın 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, 4-Birlikte suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden payları oranında ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine yazılı biçimde uygulama yapılarak 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması, 5-Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezalarıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili, katılan ... vekili, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/29916, K. 2013/21362, T. 31.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-29916-e-2013-21362-k-5a67f42f49c4