Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/2982 E. 2013/846 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/2982
- Karar No
- 2013/846
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ... hakkında 6136 Yasaya Muhalefet suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir. Sanık ...'un 18 yaşından küçük olduğu düşünülmeden 26.01.2007 tarihli oturumun kapalı yerine açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 185. maddesine aykırı davranılması giderilme olanağı olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. I-Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Yağma suçu, 5237 sayılı TCK'nın 149. maddesinin 1.fıkrasının (a) ve (c) bentlerine aykırı biçimde, silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiği halde, aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, önceden verdikleri karar uyarınca yağma suçuna doğrudan doğruya katılan sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39/1. maddesiyle yazılı biçimde uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Yağma suçu, 5237 sayılı TCK'nın 149. maddesinin 1.fıkrasının (a) ve (c) bentlerine aykırı biçimde, silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiği halde, aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-) 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine aykırı olarak, anılan Yasanın 31/3. maddesinin, 168/3. maddesinden sonra uygulanması, 3-) Sanık hakkında, suç tarihinde yürürlükte olan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nIn 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 21/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.