Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/29742 E. 2013/17238 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/29742
Karar No
2013/17238
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan beraat kararına yönelik O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Kişi, suç işledikten sonra pişmanlık gösterebilir, ancak suçun işlenmesinden önceki hale döndüremez. Ancak gerçekleştirdiği haksızlığı mümkün oldukça ortadan kaldırabilir. Kanun koyucu bu hali öngörüp TCK.nun 168. maddesindeki yasa normuna yer vermiştir. Bu bağlamda; Suç tamamlandıktan sonra failin pişman olması durumunda suç sonunda elde edilen eşyanın iade edilerek veya tazmin suretiyle mağdurun zararının giderilmesi durumunda, şahsi bir hal olan etkin pişmanlıktan söz edilecektir. Anılan koşul yerine getirilirken duyulan pişmanlığın mutlaka sözle ifadesi zorunluluğu bulunmayıp, söz ve/veya davranışlar yoluyla ifade edilmesi olayın özelliğine göre olanaklıdır. Burada söz konusu olan, suçun fail tarafından ikrarı değil; suç sonunda elde olunanın serbest irade ile iadesidir. Fail veya ortağı, iade veya tazmini, mağdura doğrudan yapabileceği gibi ona ulaşması muhtemel kişiler aracılığı ile de yapabilir. Yasa, iadenin, sanığın pişmanlığının etkin bir yansıması olarak ortaya çıkmasını aramaktadır. Kısmen iade ve tazmini düzenleyen TCK'nın 168/4. maddesi, bu hükmün uygulanmasını mağdurun rızası koşuluna bağlamıştır. Olayımızda, zararının yarısı sigorta şirketi tarafından karşılanan yakınan, sanıklardan şikayetçi olmadığını belirtmiştir. Bu durumda zarar, sanıklar tarafından karşılanmadığından, TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık koşulları gerçekleşmemiş olmaktadır. Buna rağmen sanıklar hakkında anılan maddenin uygulanması, karşı temyiz olmadığı için bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanı ile sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53.maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/29742, K. 2013/17238, T. 11.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-29742-e-2013-17238-k-32cf9bbd0f9e