Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/26983 E. 2013/4572 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/26983
- Karar No
- 2013/4572
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık, olay günü yanındaki kimliği tespit edilemeyen şahıs ile birlikte mağdur ...'ün üzerini arayıp para bulmaya çalışması suretiyle yağmaya teşebbüs suçunu işlediğinin iddia edilmesi nedeniyle anılan suçtan sanık hakkında zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir. I- Sanık hakkında mağdur ...'a yönelik yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Olay günü Elazığ ilinde güneşin saat 17.24’de battığı ve mağdurların ifadelerine göre suçun aynı gün saat 19.00 sıralarında işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesi yollamasıyla, yağma suçunun geceleyin birden fazla kimse tarafından birlikte işlendiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 149/1. madde ve fıkrasının (c) bendinin yanı sıra (h) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, II- Sanık hakkında mağdur ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ve 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: 1- Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık ...'ın mağdur ...'ün hürriyettinden yoksun bırakma suçu işlerken diğer mağdur ...'a para bulmasını isteyip gönderdiği sırada, “Sakın ha polise gitme seni öldürürüm, benim arkamda iki tane kardeşim var, seni gebertirler” şeklinde sözler söyleyerek tehdit kullanmak suretiyle mağdur ...'ı yanında tutması biçiminde gerçekleşen eylemde 5237 sayılı TCK' nın 109/2. maddesinden uygulama yapılması gerekirken aynı maddenin 1. fıkrasından uygulama yapılması suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi, 2-Sübut bulan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun, suç tarihi itibariyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24. maddesinin 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki hali ile uzlaşmaya tabi olduğu ve sanığın 18 yaşını tamamlamış olduğu, 03.04.2007 günlü oturumda “Uzlaşmayı kabul ediyorum” dediği ve mağdurun da 18 yaşını tamamlamış olduğu 13.09.2007 tarihli oturumda “Olay nedeniyle sanıktan şikayetçi değilim, herhangi bir maddi ve manevi talebim yoktur” diye beyanda bulunarak tarafların uzlaşmayı kabul ettikleri anlaşıldığından, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24. maddesi ve Ceza Muhakemeleri Kanununun 254. maddesi 5237 sayılı TCK’nın anılan tarihlerde yürürlükte olan 73/8. maddesi gereğince mahkeme huzurunda uzlaşmanın gerçekleştirilmiş olduğundan sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 13.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.