Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/26768 E. 2013/7819 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/26768
- Karar No
- 2013/7819
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2010 günlü kenar yazısı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27.12.2005 tarih 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih 2006/5-182/182 sayılı kararları ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir. İnceleme konusu karara gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Yağma suçunun birden fazla kişi ile birlikte, geceleyin ve silahla işlendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre, 5237 sayılı TCK’nın 149/1. madde ve fıkrasının (c) ve (h) bentlerinin yanı sıra, ayrıca (a) bendinin de uygulanmasının gerektiğininin düşünülmesi ve bu bağlamda aynı Yasanın 61/1. maddesi uyarınca temel cezanın süresinin, birden fazla nitelikli halin var olması da gözetilerek takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-5237 sayılı TCK’nın 150/2.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının,765 sayılı TCK’nın 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı,”değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150/2.maddesinin düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, 3- Hükümlü ...’in hakkındaki uyarlama kararını temyiz etmeyen suç arkadaşı ile beraber yakınandan 420 TL parayı yağmaladığı, yakınanın verdiği eşgalin kolluk görevlilerince tanınan hükümlü ve suç arkadaşına uyması üzerine kolluk görevlilerinin, her ikisinin evine gidip karakola davet ettiği, karakolda henüz üzerleri aranmadan ve teşhis yapılmadan önce işlemler için beklerken, hükümlü ...’in paranın 160 TL’sinin evinde olduğunu söylediği, suç arkadaşının da yakınandan aldığı 200 TL’nin üzerinde olduğunu belirttiği ve bu şekilde elde edilen 360 TL’nin yakınana iade edildiğinin anlaşılması karşısında; kısmi iade konusunda yakınanın onayı sorulup sonucuna göre hükümlü hakkında 5237 sayılı TCY'nın 168/3-4.maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, yağma suçunu oluşturan eylem nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 61/1. maddesindeki ölçütler dikkate alınarak, temel cezanın ne şekilde saptanacağının takdiri ile bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu düşünülmeden, dosya üzerinden yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.