Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/25724 E. 2013/8442 K. – Yağma, Kasten
Konu: Yağma, Kasten Yaralama, Saldırgan Sarhoşluk
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/25724
- Karar No
- 2013/8442
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma, Kasten Yaralama, Saldırgan Sarhoşluk
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, kasten yaralama, saldırgan sarhoşluk HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2010 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklar hakkında saldırgan sarhoşluk suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde; İdari para cezası verilmesine ilişkin kararlar aleyhine 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 29. maddesi gereğince itiraz yoluna gidilebileceği gözetilerek sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 264/1. maddesi uyarınca, yasa yoluna başvuruda mercide yanılma, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2.fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, II-Sanıklar hakkında yağma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Suçun, silahla, birden fazla kişi ile birlikte, gece vakti ve işyerinde işlenmesi nedeniyle, 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının (a), (c) ve (h) bentlerinin yanı sıra (d) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, uygulama karşısında, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıkların, 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkartılarak yerine “Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Sanıklara yüklenen ve 765 sayılı TCK'nın 456/2. maddesinde düzenlenen müessir fiil; suçunun gerektirdiği cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 12/02/2004 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 15/04/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.