Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/21474 E. 2011/431 K. – Yağma

Konu: Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/21474
Karar No
2011/431
Karar Tarihi
Konu
Yağma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklar ... ve ... hakkında hükmolunan cezaların süresine göre, savunmanlarının duruşmalı inceleme istemlerinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddeleri gereğince REDDİNE, Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın yakınanları koli bandı ile bantlayıp petrol istasyonunda bırakmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da işlediklerinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nun 109/2 ve 109/3,a-b bentleri uyarınca haklarında zamanaşımı içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılması olanaklı görülmüştür. I- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Gerekçeli karar başlığına suç tarihinin, 27.09.2006 olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı görülmüş, suçun 5237 sayılı TCY’nın 149. maddesinin 1.fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bentlerine aykırı biçimde, silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, işyerinde ve geceleyin işlendiği halde, uygulama sırasında (d) bendinin gösterilmemesi, kurulan gerekçe ve uygulama karşısında sonuca etkili görülmediğinden; adli sicil kaydına göre, Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/1192 esas ve 2004/396 karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... ... hakkında, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması da karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanları ile sanıklar ..., ... ve ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak yerlerine, “sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, I- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince; Sanığın, yüklenen suçu işlemediği yönünde aşamalardaki inkara yönelik sa-savunmalarının aksine, diğer sanıklar ... ve ...’ın, sonradan değiştirdikleri soyut suç atma niteliğindeki kolluk anlatımları dışında, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıtların neler olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan; suç tarih ve saatinde diğer sanıklarla telefonla görüşüp görüşmediği, diğer sanıklarla olay yerinde olup olmadığı da kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmeden, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre sanığın bihakkın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise, derhal salıverilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 25.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/21474, K. 2011/431, T. 25.01.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-21474-e-2011-431-k-ac38230b3239