Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/20822 E. 2012/3144 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/20822
Karar No
2012/3144
Karar Tarihi

Hırsızlık suçundan sanık ...’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/3, 81/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 gün hapis, sanık ...’nın aynı Kanun’un 491-3, 65/3, 522. maddeleri gereğince 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hırsızlık malı bilerek satın almak suçundan diğer sanık ...’ın beraatine dair, Adana 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/04/2000 tarihli ve 2000/17-709 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanık ... lehine yeni bir durum doğmadığından önceki kararda değişiklik yapılmasına yer olmadığına ilişkin, aynı Mahkemenin 20/07/2005 tarihli ve 200/17-709 sayılı ek kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 16/04/2007 tarihli ve 2006/10109 esas, 2007/4873 sayılı ilmıyla bozulması sonucunda yapılan yargılama üzerine, sanıkların üzerine atılı suçun 5237 sayılı Kanun’un l42/l-b maddesi kapsamında kaldığından mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Adana Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair, anılan Mahkemenin 21/09/2007 tarihli ve 2007/965-638 sayılı kararından sonra yapılan yargılama sonucunda tüm sanıklar hakkındaki davanın zamanaşımı sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine ilişkin, Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2008 tarihli ve 2008/135-136 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 20/06/2010 gün ve 2010/7549/40698 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/07/2010 gün ve KYB.2010/160798 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 08/07/2010 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (1-5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fikrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında; sanıklar hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı biçimde karar verilmesine, 2-Sanık ...’ın beraatine dair Adana 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/04/2000 tarihli ve 2000/17-709 sayılı kararının kesinleşmesinden sonra, aynı mahkemenin 20/07/2005 tarihli ve 200/17-709 sayılı ek uyarlama kararının sadece diğer sanık ... ... hakkında olduğu halde anılan ek karara ilişkinYargıtay 6. Ceza Dairesinin 16/04/2007 tarihli ve 2006/10109 esas, 2007/4873 sayılı bozma ilamı sonrası sanık ... hakkında da hüküm kurularak düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 28.02.2008 gün 2008/135-136 E.K. sayılı kararın CMK.nun 309/4-a maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin anılan mahkeme tarafından yerine getirilmesine, 28/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/20822, K. 2012/3144, T. 28.02.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-20822-e-2012-3144-k-95838175a710