Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/17200 E. 2012/7485 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/17200
- Karar No
- 2012/7485
- Karar Tarihi
Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1. maddesi uyarınca sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair MALATYA 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/06/2009 tarihli ve 2008/209 esas, 2009/358 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 12/05/2010 gün ve 2010/5486/30359 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/06/2010 gün ve KYB/2010/127141 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 11./06/2010 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Akıl Hastalığı" başlıklı 32. maddesinde yer alan, "(1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur. (2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir." şeklindeki düzenleme ve karara esas alınan Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 18/12/2008 tarihli ve 4645 sayılı sağlık kurulu raporunda "adı geçenin Hipomani + Antisosyal Kişilik Bozukluğu denilen ruhsal rahatsızlığa duçar olduğu, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğini kısmen yitirdiği, bu nedenle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/2. maddesinden istifade edeceğinin" belirtilmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32/2. maddesi gereğince karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, kovuşturma sırasında alınan Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nin 18.12.2008 günlü raporunda, sanığın ruhsal rahatsızlığı nedeniyle işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğini kısmen yitirdiği ve 5237 sayılı TCK.nun 32/2 maddesinden istifade edeceğinin bildirildiği hâlde, Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02.06.2009 gün ve 2008/209-358 sayılı kararı ile sanık hakkında “5237 sayılı TCK.nun 32/1 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, koruma ve tedavi altına alınmasına” şeklinde karar verilmesi, Usul ve Yasaya aykırı olduğundan, Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görüldüğünden Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02.06.2009 gün ve 2008/209-358 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince sanığın aleyhine sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA, 12.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.