Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/16768 E. 2013/21429 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/16768
Karar No
2013/21429
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıkların, yakınana ait konutun balkon kapısı kilidini kırarak içeriye girip hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; zamanaşımı içerisinde TCK’nun 116/1-4,119/1-c maddelerindeki geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçundan işlem yapılması olanaklı görülmüştür. Sanıklar ... ve ... adli sicil kayıtlarına göre eski hükümlüklerinin bulunması, sanık ... yönünden erteleme ile ilgili yapılan değerlendirmede suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verildiği ve bunun da 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesi uyarınca aranan subjektif şartlardan olduğu dikkate alındığında, sanıklar hakkında karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, 2-Sanıkların TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanları ile sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki yargılama giderlerinin dayanışmalı alınmasına ilişkin ve 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak, yerlerine “Sanıklar için ortak yapılan 8,20 TL yargılama giderinin sanıkların payına düşen oranda ayrı ayrı alınmasına” ve “Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün kısmen isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/16768, K. 2013/21429, T. 04.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-16768-e-2013-21429-k-8050326305eb