Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/15450 E. 2013/8101 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/15450
- Karar No
- 2013/8101
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Hırsızlık malını satın almak HÜKÜM : Kısmen beraat, Kısmen mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-) Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, katılan kurum vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, II-) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince; Sanıklar ... ve ...’nün kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği, aksi halin, sanıkların; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, ... ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Sanıklar ..., ..., ... ve ...’nün, asma kilidini ve kapısını kırıp açmak suretiyle katılan kuruma ait kütüphaneye gece 02:00 sıralarında girdiklerinin anlaşılması karşısında; işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a, 116/2-4 ve 119/1-c maddeleri uyarınca, haklarında zamanaşımı içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılması olanaklı görülmüş, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanıklar ... ve ...’nün, önceden vermiş oldukları karar doğrultusunda diğer sanıklarla anlaşarak suça doğrudan katılıp suçu birlikte işledikleri gözetilmeden, haklarında 5237 sayılı TCK’nun 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39/1. maddesi ile uygulama yapılması, 2-) Adli sicil kaydına göre, Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/275-864 esas ve karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması, 3-) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, 4-) Kamu davasına katılan ... duruşmaları vekille takip eden katılan kurum lehine mahkum olan sanıklardan vekalet ücreti tahsiline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 5-) Yargılama giderinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müştereken ve mütesaviyen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, 6-) Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereği sanık ...’nun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, katılan kurum vekili ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.