Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/13662 E. 2013/7691 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/13662
Karar No
2013/7691
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Mala zarar verme, İşyeri dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince; Sanığın, kimliği belirsiz suç arkadaşları ile birlikte gece vakti mağdurun işyerine girmeye kalkıştıklarının anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaşmanın uygulama olanağı bulunmadığı kabul edilmekle; tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; a)Mağdurun, 20.04.2007 günlü keşif zaptında, işyerinin demir kepenkini iki adet asma kilitle kilitlediğini, işyerine geldiğinde kepenkin 1 metre kadar yukarı çekildiğini söyleyip, 09.04.2007 günlü oturumda, içeri girilmediğini belirttiği; tanık ...'ın hazırlık ve mahkemede, gece 02.00 sıralarında mağdurun işyerinin önünde üç kişi gördüğünü, birinin elinde siyah cisimle işyerinin kilidini açtığını, diğer ikisinin kepenki kaldırdığını, bağırması üzerine kaçmaya başladıklarını ifade ettiği; 14.03.2007 tarihli olay yeri inceleme raporunda, işyerinin sac kepenk kilidinin kırılıp, kepenkin bir metre yukarı kaldırıldığını, iç kısımdaki demir kapının açılamadan görgü tanıklarının polise haber vermesi üzerine şahısların kaçtıklarının belirtildiği; keşif sonucu düzenlenen 02.05.2007 havale tarihli bilirkişi raporuna göre, büfenin ön tarafının cam olduğu, kapısının demir kapı olup sac kepenk ile kapalı olduğu ve iki adet asma kilidinin olduğu, işyerine girilmediğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 35.maddesinde düzenlenen kalkışma aşamasında kaldığı gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması, b)Sanığın, birden fazla kişiyle işyeri dokunulmazlığını bozma suçuna kalkışması biçimindeki eyleminde; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, c)Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 10.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/13662, K. 2013/7691, T. 10.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-13662-e-2013-7691-k-8a24ed9a8e93