Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/12940 E. 2011/49764 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/12940
- Karar No
- 2011/49764
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Adli sicil kaydına göre silinme koşulları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanıklar hakkında, 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; I- Sanıklar hakkında yakınan ...’ye karşı eylemle ilgili kurulan hükmün incelenmesinde: Sanıklara yüklenen ve 765 sayılı TCK.nun 491/4. maddesine uyan hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının 09.01.2003 olan suç tarihi ile inceleme tarihi arasında geçtiğinin anlaşılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II-Sanıklar hakkında diğer eylemlerle ilgili kurulan hükmün incelenmesinde: Sanıkların her üç eylemde de, kişisel beceri olmadan balkona çıkıp, balkon kapısının camını kırarak, içerden kilitli olan ve anahtarı üzerinde bulunan anahtar ile kapıyı açarak gerçekleştirdikleri hırsızlık suçlarının, 765 sayılı TCK’nun 493/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeyerek, yazılı biçimde hüküm kurulması; karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müteselsilen tahsile karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükmün yargılama giderlerinin alınmasına ilişkin bölümünden “müteselsilen” kelimesinin çıkartılarak, yerine “sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” kelimelerinin yazılması suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/12/2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.