Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/9868 E. 2010/20786 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/9868
- Karar No
- 2010/20786
- Karar Tarihi
Mala zarar verme ve geceleyin kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05/11/2008 tarihli ve 2008/89638 soruşturma, 2008/41876 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun’un 174. maddesi gereğince iadesine dair Bakırköy 6. Çocuk Mahkemesinin 24/11/2008 tarihli ve 2008/472 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin BAKIRKÖY Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 02/12/2008 tarihli ve 2008/377 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 27/03/2009 gün ve 2009/3267-17987 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 15/04/2009 gün ve KYB.2009/87845 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 30/04/2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Dosya kapsamına göre, mala zarar verme suçuna konu olan otomobilin sahibi ile hırsızlık suçuna konu oto teybinin gerçek sahibinin tespit edilmediği ve ifadesi alınmadığı, ayrıca şikayet tarihi ile sanığa yüklenen suçu oluşturan olayların mevcut delillerle ilişkilendirilmediğinden bahisle şüpheli hakkında düzenlenen iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12/12/2005 tarihli ve 2005/6961-9421 sayılı ilamında da belirtildiği gibi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/2. maddesinde öngörülen “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca dava açılmış bulunmasına binaen, mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilebileceği, ayrıca yapılan araştırmalara rağmen mağdurun kimliğinin belirlenemediği dikkate alınmaksızın itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; 5271 sayılı CMK’nun 170/3 ve 174/1. maddelerinde iddianamede nelerin gösterileceği ve hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Yasanın 170/2. maddesine göre soruşturma evresi sonucunda toplanan kanıtlar suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet Savcısının bir iddianame düzenleyeceğinin hükme bağlandığı, Cumhuriyet Savcısından yeni delil yaratması beklenemeyeceğinden elde edilen kanıtları yorumlayarak faili ve suç niteliğini takdir ve belirlemenin Mahkemenin görevine gireceği, somut dosyada kamu davasının açılmasını gerektirir yeterlilikte kanıtların olduğu ve ayrıca yapılan araştırmalara rağmen yakınanın kimliğinin belirlenemediği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmadığından, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2008 gün ve 2008/377 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.12.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.