Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/9450 E. 2013/6515 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/9450
Karar No
2013/6515
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükmedilen cezanın sürelerine göre sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi gereğince REDDİNE, 2001 yılı ocak ayı içerisinde sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik hırsızlık suçundan açılan kamu davası hakkında bir karar verilmemiş ise de, zamanaşımı süresi içinde mahallince karar verilmesi olanaklı görülmüş, Sanıkların eylemi gerçekleştirdikleri yatılı devlet okulunda hizmetli olarak görev yaptıkları ve okul öğrencilerinin bulunmadığı uzun süreli bayram tatilinde, yakınanlara ait oda ve oda içerisinde bulunan kilitli dolap anahtarlarını haksız olarak ele geçirip suça konu eşyaların farklı kişilere ait olduğunu bilerek ayrı fiil ve kasıt altında çaldıklarının anlaşıldığı olayda, her bir yakınana karşı ayrı suç oluştuğu gözetilmeden TCK'nın 43/2. maddesine yanlış anlam verilerek yazılı biçimde karar verilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, mahkumiyetin doğal sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiş; Sanıklar ... ve ...'nin 27.03.2001 tarihinde yakalanmaları üzerine sanık ... ve o tarih itibari ile yakalanamayan sanık ...'ün konutlarında yapılan arama neticesi bir kısım suça konu eşyaların bulunduğu, sanıklar savunmanlarının okul idaresine 28.03.2001 ve 29.03.2001 tarihlerinde yakınanların fazla olması ve zararlarının tam olarak bilinememesi nedeni ile zarar miktarının ayrı ayrı belirlenerek sanıkların ödeme yapmak istediklerine ilişkin verdikleri dilekçeye karşılık, okul yönetiminin hırsızlık eylemi sebebiyle “mağdur olan öğrencilerin zararlarını kendileri ile görüşme sonucu sağlayabileceklerine ilişkin” 28.03.2003 günlü yazı ile cevapladığı, yakınanların zararlarının soruşturma aşamasında Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 05.04.2001 tarihli düzenlettirilen bilirkişi raporunda yakınan sayısı kadar ayrı ayrı belirlenmesine rağmen sanıkların ödeme yapmadıkları gibi bu yönde bir irade beyanında da bulunmadıkları ayrıca mahkemece 05.07.2002 günlü keşif sonucu yeminli bilirkişi tarafından düzenlenen 15.07.2002 günlü rapor kapsamındada bütün mağdurların hırsızlık eylemi sonucu uğramış olduğu maddi zarar miktarının ayrı ayrı belirlendiği, sanıkların hüküm tarihine kadar yakınanların zararlarını karşıladıklarına veya bu yönde bir irade beyanında bulunduklarına ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığından; sanıklar hakkında 5237 sayılı yasanın 168. maddesinin uygulanma olasılığı bulunduğuna ilişkin tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiş; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı CMK‘nın 326/2. maddesine aykırı biçimde “müteselsilen tahsiline” biçiminde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki görüş bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “Sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı; ortak yargılama giderlerinden de eşit olarak sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Sayın ...'in muhalefetine karşın 27.03.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif Üye) Karşı Oy Ayrı mağdurlara ait olduğunu bildikleri dolapları haksız elde ettikleri anahtarlar ile açıp hırsızlık yapan ve bir kısım malları hazırlık aşamasında rıza ile aynen iade eden ve ele geçilemeyenlerin iadesini sağlamak için tesbitin yapılmasını sağlayan sanıkların, bilahare mağdurların zararını iderip gidermediği öncelikle araştırılıp, saptandıktan sonra; Mağdur sayısınca oluşan her biri bağımsız hırsızlık eylemi ile ilgili değerlendirme yapılıp sonucuna göre hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin takdiri gerektiği bu nedenle hükmün bozulması gerektiği inancı ile sayın çoğunluğun görüşüne iştirak olunmamıştır. (Muhalif Üye)

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/9450, K. 2013/6515, T. 27.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-9450-e-2013-6515-k-06c24c6af166