Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/7460 E. 2010/11603 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/7460
- Karar No
- 2010/11603
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, hırsızlık malı bilerek satın almak, mala zarar vermek, işyeri dokunulmazlığını bozmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Tutuklu olanların yasa yoluna müracaat etme usulüne ilişkin, CMK.nun 263. maddesinde özel düzenlemenin yapılmış olması ve hükmün verilmesinden sonra da tutuklu kalacağı anlaşılan sanığa anılan maddedeki usuller anlatılıp, tutanağa geçirilmeden, 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesindeki usul belirtilerek, 5271 sayılı CMK’nun 232.maddesinin 6. fıkrasına aykırı biçimde yapılan açıklamanın, geçerli bir tefhime bağlanan sonuçları doğurup, sürenin başlamasını sağlamayacağı ve sanık ...’ın eşi ...’ın 07.10.2008 günlü temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık ... hakkında mala zarar verme suçu ile sanık ... hakkında hırsızlık malını bilerek satın almak suçundan kurulan hükümlerinin incelenmesinde; Sanık ...’ın adli sicil kaydında yer alan hükümlülüğünün tekerrüre esas oluşturduğu gözetilip hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın eşi ... ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerlerine, “Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Sanık ... hakkında hırsızlık ve geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yakınanın 13.4.2008 günlü kolluk anlatımında, işyerini 12.4.2008 günü saat 18.30 sıralarında kapattığını ve 13.4.2008 günü saat 23.30 sıralarında hırsızlık yapıldığını anladığını belirtmesi ve sanığında suç saatine ilişkin bir açıklamada bulunmaması karşısında; eylemin gerçekleştiği saat denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden, suçların soyut olarak gece işlendiği kabul edilerek, hırsızlık suçunda TCY.nın 143/1. maddesi, işyeri dokunulmazlığı bozma suçunda da anılan yasanın 116. maddesinin (4.) fıkrası uygulanmak suretiyle fazla cezaya hükmolunması; 2-Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükümlülüğünün tekerrüre esas oluşturduğu gözetilip hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi; 3-Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın eşi ...’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, (2) nolu bozma yönünden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine 30.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.