Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/7112 E. 2010/14020 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/7112
- Karar No
- 2010/14020
- Karar Tarihi
Hırsızlık ve yaralama suçlarından sanıklar ... ve ... haklarında yapılan yargılama sonucunda, sanık ...'ın eyleminin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 495/2, 497/1, 40. (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a-d-h, 53, 63), sanık ...'nun eyleminin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 456/4, 457/1. 51/2. (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2-3-e, 29, 53) maddeleri kapsamında kaldığı, buna ilişkin değerlendirmenin Ağır Ceza Mahkemesince yapılması gerektiğinden bahisle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Antalya Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair, Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2008 tarihli ve 2005/418 esas, 2008/104 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile 5237 sayılı Kanun'da dolaylı yağma eyleminin müeyyidesinin bulunmaması sebebiyle görevsizlik kararının kaldırılmasına ilişkin, ANTALYA 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/03/2008 tarihli ve 2008/214-214 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 16/02/2009 gün ve 2009/1639-8293 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/03/2009 gün ve KYB.2009/051339 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 27/03/2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; Şüpheli ...'m haklarında ayırma kararı verilen iki şahısla birlikte müştekiye ait evin yatak odası penceresinin demir korkuluğunu sökmek suretiyle içeriden 10 adet altın bilezik, 1 adet altın gerdanlık, 1 adet altın burma bilezik, 1 çift altın küpe, 1 adet altın kaplama bayan kol saati ve 600,00 yeni Türk lirası parayı alarak haklarında ayırma kararı verilen kişilere verdiği, bu sırada olayın komşular tarafından fark edilmesi üzerine diğer iki şahsın kaçtığı, şüphelinin evin içerisinde kaldığı ve topluluğa karşı kendisini dövmelerini engellemek amacıyla müştekiye ait gaz tabancasıyla ateş etmiş olması karşısında, eylemin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 495/2, 497/1, 40, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/l-a-d-h maddeleri kapsamında kalma ihtimali bulunduğu, bu suça bakma görevinin de ağır ceza mahkemesine ait olduğu nazara alındığında, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli mahkeme tarafından yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın reddi ile görevsizlik kararının kabulü yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; Sanık ...’ın, 25.03.2005 tarihinde, gece 20.30 sıralarında yakalanamayan diğer iki arkadaşı ile yakınana ait evin pencere demir korkuluk ve camını kırarak içeriye girdiği, bir kısım ziynet eşyası ile parayı bulup aldıktan sonra çevredekilerin fark etmesiyle diğer iki şüphelinin aldıkları eşya ile birlikte kaçtıkları, ancak sanığın kaçamadığı ve yakalanmamak için evde bulunan kuru-sıkı tabancayı alarak tehditte bulunduğu, bir süre sonra ise gelen kolluk görevlileri tarafından yakalandığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin bir bütün halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 495/2. maddesi aracılığıyla 497/1. maddesine uyan yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları tartışma ve değerlendirmenin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip, itirazın reddi ile görevsizlik kararının kabulü yerine, yazılı biçimde karar verilmesinde isabet bulunmadığından, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2008 gün ve 2008/214 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309/4-a maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.