Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/7108 E. 2010/21139 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/7108
- Karar No
- 2010/21139
- Karar Tarihi
Yağma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04/09/2008 tarihli ve 2008/5905 soruşturma, 2008/7777 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174. maddesi gereğince reddine dair Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/09/2008 tarihli ve 2008/177 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin DENİZLİ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/10/2008 tarihli ve 2008/867 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 18/02/2009 gün ve 2008/1865 - 9614 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/03/2009 gün ve KYB.2009/51312 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 27/03/2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; Dosya kapsamına göre, kimliği belirlenemeyen mağdurdan tehdit ile 10 yeni Türk lirası aldığından bahisle şüpheli hakkında düzenlenen iddianamenin, mağdurun kimliği tespit edilmediği ve şüphelinin ifadesi alınmadığından bahisle iadesine karar verilmiş ise de, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12/12/2005 tarihli ve 2005/6961-9421 sayılı ilâmında da belirtildiği gibi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/2. maddesinde öngörülen "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca dava açılmış bulunmasına binaen, mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilebileceği, ayrıca yapılan araştırmalara rağmen mağdurun kimliğinin belirlenemediği gibi, iddianamenin iadesi sebepleri arasında şüphelinin ifadesinin alınmamış olmasının yer almadığı, bu hususun mahkemesince de ikmâl edilebileceği dikkate alınmaksızın itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre; 5271 sayılı CMK.nun 170/3 ve 174/1. maddelerinde iddianamede nelerin gösterileceği ve hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, buna göre; başka bir soruşturma dosyasında şüpheli sıfatıyla ifade veren ... beyanı doğrultusunda, şüpheli ...'nun ifadesinin alınması yönünde herhangi bir işlem yapılmadan, kolluk araştırmasında belirlenemediği gerekçesiyle yakınanın kimliği gösterilmeden somut olayda suçun sübutuna mutlak etki edecek nitelikte delil olan şüphelinin ifadesi alınmadan, aynı Yasanın 170/3-c, 174/1-a-b maddelerine aykırı olarak iddianame düzenlenip mahkemesine sunulduğunun anlaşılması karşısında; usul ve yasaya uygun bulunan Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/10/2008 tarih ve 867 Değişik İş sayılı kararının bozulması yönündeki 12/03/2009 tarih ve 051312 sayılı kanun yararına bozma isteminin REDDİNE; 23/12/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.