Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/6474 E. 2010/5465 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/6474
Karar No
2010/5465
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükmolunan cezaların tür ve süresine göre sanık savunmanının duruşmalı inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca REDDİNE, I. Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Bu suçtan kurulan hükümde sanık hakkında 5237 sayılı TCY'nın 58.maddesinin uygulanmasına karar verilmediği anlaşılarak yapılan incelemede; Mala zarar verme suçuyla ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığınca 18.03.2008 tarihinde sanığa uzlaşma önerisi yapılmış olması ve suç tarihine göre 5560 sayılı Yasayla değişik 5271 sayılı CMK'nun 253/3.maddesi birlikte değerlendirilerek tebliğnamedeki ( 1 ) numaralı bozma düşüncesi benimsenmemiştir. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nin 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nin 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına, ” tümcesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II. Yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.01.2009 gün, 2008/6-23, 2009/3 sayılı kararında da belirtildiği gibi, 5237 sayılı TCY'nın 149.maddesinin 1.fıkrası (d) bendinde “ konut veya işyerinde ” tanımına yer verilip, ayrıca eklentiden söz edilmemiş olması nedeniyle, yakınanın konutunun duvarla çevrili bahçesine girilerek, kapının önünde gerçekleştirilen yağma eyleminin TCY'nın 149/1-d bendi kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmeden, eylemin bu bende de aykırı olarak işlendiğinin kabulü ile yazılı biçimde hüküm kurulması ve temel ceza belirleme gerekçesi olarak iki bendin ihlaline yer verilmesi, 2. Hükmün gerekçesinde, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına esas alındığı belirtilen Aksaray 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/175 sayılı kararındaki hükümlülüğün 765 sayılı TCY’nın 456/4. maddesi uyarınca 343 lira adli para cezasına ilişkin olup, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nun 305. maddesine göre kesin nitelikte olup, tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, 3. Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nin 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/6474, K. 2010/5465, T. 04.05.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-6474-e-2010-5465-k-7aee0c014989