Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/6332 E. 2012/7865 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/6332
- Karar No
- 2012/7865
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Uyarlama istemi üzerine verilen kararların temyizi olanaklı bulunduğundan; Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2005 gün ve 2005/116 - 2005/138 değişik iş esas ve karar sayılı kararı ile 17.11.2005 gün ve 2005/201 - 2005/200 değişik iş esas ve karar sayılı kararları hukuki değerden yoksun olduğundan kaldırılarak, hükümlüler ..., ... ve ... hakkında Mahkemece 7.7.2005 tarih ve 2001/143 - 2002/79 esas karar sayısı üzerinden ayrı ayrı verilen ek kararlara yönelik temyiz incelemesinde: 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih,2006/5-182/182 sayılı kararları ışığında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı biçimde hüküm kurulması; 2-Suçu birlikte gerçekleştiren hükümlüler hakkında uyarlama yargılamasının usul ekonomisine aykırı biçimde ayrı ayrı yapılması; 3-5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; yakınanlara ait işyerlerinin kapı kilitlerini kırarak açıp içeriden hırsızlık yapan hükümlülerin eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c ve şikayeti devam eden yakınanlara karşı ayrıca 151/1. maddelerine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından verilmesi gerekli ceza belirlenmeden, 5237 sayılı yasanın hükümlüler yararına olduğunun kabul edilerek yazılı biçimde uygulama yapılması; 4-Kabule göre; a-Yakınan İlhan Şen'e karşı kurulan hükümlerde, 5237 sayılı TCY.nın 142/1-b, 143/1 ve 145/1. maddeleri uyarınca verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı yasanın 62/1. maddesiyle 1/6 oranında indirim yapılırken 2 yıl 1 ay yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 1 ay hapis cezasına hükmolunarak eksik ceza verilmesi; b-Hükümlülerin yakalanmalarından sonra çaldıkları bir kısım malların yerini göstererek her iki yakınan yönünden kısmi iadeyi sağladıkları ve yakınan ... hükümlüler ... ve ... 16.3.2006 günlü dilekçelerine ekli tarihsiz dilekçesiyle zararının tamamının giderildiğini ve şikayetçi olmadığını belirtmiş olması karşısında, zararın hangi aşamada ne kadarının giderildiği belirlenerek, hükümlüler hakkında 5237 sayılı Yasanın 168. maddenin uygulanma koşullarının değerlendirilmemesi; c-5237 sayılı TCK.nun 145.maddesindeki "malın değerinin azlığı" kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki "hafif veya "pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, "değerin azlığının" 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye sevk amacının dışında yorumlar getirilerek, yakınan İlhan Şen'e karşı eylemden kurulan hükümde cezadan indirim yapılması, d-29.6.2005 tarih ve 5377 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 5237 sayılı Yasanın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, 5237 sayılı Yasanın lehe kabul edilmesi durumunda, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamayacağının düşünülmeden sanık ... hakkında anılan Yasanın 58. maddesiyle uygulama yapılması, e- Hükümlülerin, 5237 sayılı TCY'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen hükümlü hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; 5- Hükümlülerin eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın yakınan İlhan Şen'e karşı 493/1-son, 522/1 (hafif), 59/2, -hükümlü ... için ayrıca 81/1-3-; yakınan ... karşı 493/1-son, 522/l (pek fahiş), 59/2, - hükümlü ... için ayrıca 81/1-3. maddelerine göre, ek karardan önce 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın yakınan İlhan Şen'e karşı eylemlerine uyan 142/1-b, 143/1, 62/1; 116/2-4, 119/1-c, 62/1; 151/1, 62/1; yakınan ... karşı eylemlerine uyan 142/1-b, 143/1, 62/1; 116/2-4, 119/1-c, 62/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırı bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında 5271 sayılı CMK'nun değişik 253-254. maddelerinde düzenlenen uzlaşma hükümleri de gözetilerek hükümlüler yararına olan yasanın yeniden belirlenmesi zorunluluğu; 6-İnfazı kısıtlayacak biçimde hükmolunan cezaların 647 sayılı Kanuna göre hak kazandıkları şartla tahliye tarihlerinin saklı tutulmasına karar verilmesi; Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... ile o yer ve üst Cumhuriyet Savcılarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, her hükümlü için ayrı ayrı kurulan 7.7.2005 gün, 2001/143 - 2002/79 sayılı ek kararların açıklanan nedenlerle tebliğname gibi BOZULMASINA, infaz aşamasındaki hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 11.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.