Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/341 E. 2013/1568 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/341
Karar No
2013/1568
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, Korku, kaygı ve panik yaratacak şekilde ateş etmek, 6136 sayılı Kanuna muhalefet etmek Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... Pervane savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Sanık ... savunmanının eski hale getirme ve temyiz incelemesi hakkında, 5271 sayılı CMK'nın 42/1. maddesine göre Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından değerlendirme yapılacağından, eski hale getirme talebinin kabulüne ilişkin 31.05.2006 tarihli kararın hukuki değerden yoksun yok hükmünde olduğu kabul edilerek, 26/04/2006 günü yüze karşı verilen karara yönelik sanık ... savunmanının 31.05.2006 Hakim havale tarihli temyiz dilekçesi ve temyiz süresi içinde 30.04.2006 tarihinde hastalığı nedeniyle bir ay süre ile mazeretinin olduğuna dair ekli belge ile eski hale getirme isteğinde bulunduğunun anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK.nun 40/1, 41/1-2, 42/1. maddeleri uyarınca eski hale getirme istemi yerinde görülerek yapılan incelemede; Sanık hakkında, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla tehdit ve cebir kullanması nedeniyle, 5237 sayılı TCY.nın 150/1. maddesi yoluyla aynı Yasa'nın 106/2-a-c maddesi ile yapilan uygulamadan sonra, yakınan ile arasındaki hukuki ilişkiyi oluşturan borcun ödenmemesinin haksız tahrik oluşturduğu şeklinde yasal olmayan gerekçe ile uygulama yeri bulunmadığı halde, 5237 sayılı TCY.nın 29/1. maddesiyle indirim yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Dosya içindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden hakkında yazılı şekilde karar verilmesi, 2-) Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, "Sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına," cümlesi yazılmak ve 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından, 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamı çıkarılmak suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanıklar Muhamet Hanenefi Karakoyun ve İbrahim Hakkı Pervane hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Hükmedilen cezaların süresine göre, sanık ... Pervane savunmanının duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 421. maddeleri gereğince REDDİNE, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, tehdit ve 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçlarının sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCY.nın 150/1. maddesi yoluyla aynı Yasa'nın 106/2-a-c maddesi, kapsamındaki suça dönüşen, 1-) Sanıkların, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla tehdit ve cebir kullanarak, yakınanın ayağının önüne silahla ateş etme eylemlerinin, 5237 sayılı TCY.nın 150/1. maddesi yoluyla aynı Yasa'nın 106/2-a-c maddesi, kapsamındaki tehdit suçuna dönüştüğü düşünülmeden, sanıklar hakkında ayrıca 5237 sayılı TCY.nın 170/1-c maddesi ile de hükümlülük kararı verilmesi, 2-) Sanıklar hakkında, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla tehdit ve cebir kullanmaları nedeniyle, 5237 sayılı TCY.nın 150/1. maddesi yoluyla aynı Yasa'nın 106/2-a-c maddesi ile yapılan uygulamadan sonra, yakınan ile aralarındaki hukuki ilişkiyi oluşturan borcun ödenmemesinin haksız tahrik oluşturduğu şeklinde yasal olmayan gerekçe ile uygulama yeri bulunmadığı halde, 5237 sayılı TCY.nın 29/1. maddesiyle indirim yapılması, 3-) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasa'nın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi, denetime olanak sağlaması bakımından da bu ilamın infaz tarihini içerir biçimde onaylı örneği dosyaya getirtilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, 4-) Sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5-) 5275 sayılı Yasanın 99/1. maddesi gereğince, hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olduğu ve varlıklarını ayrı ayrı koruyacağı gözetilmeden, sanıkların cezalarının toplanması suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Muhamet Hanenefi Karakoyun ve İbrahim Hakkı Pervane savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkının korunmasına, 06/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/341, K. 2013/1568, T. 06.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-341-e-2013-1568-k-1c8c06575bbf