Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/28776 E. 2013/2096 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/28776
- Karar No
- 2013/2096
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın, şikayetçi olan yakınanın konutunun panjurunu sert bir cisimle zorlayarak ve camı kırarak içeri girip eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması nedeniyle, eylemin hırsızlığın yanı sıra 5237 sayılı TCY’nın 151/1 ve 116/1. maddelerine uyan mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, suçun işlendiği saatin belirlenememesi ve hükmün esasını oluşturan kısa kararda 5237 sayılı TCK.nun 143/1. maddesinin uygulanmamasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; gerekçeli kararın gerekçe kısmında 5237 sayılı TCK.nun 143/1. maddenin uygulandığının belirtilmesi, maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve mahkemenin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.