Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/23972 E. 2013/5294 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/23972
- Karar No
- 2013/5294
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, Hırsızlık malı satın almak, 6136 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1-Sanık ... yönünden kurulan hükmün yapılan incelemesinde; Suçların işlendiği tarih olan 26.07.2004 ile inceleme tarihi arasında sanık hakkında uygulanan ve zamanaşımı süresi bakımından lehe olan 765 sayılı TCK'nın 512/1 ve 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesinde öngörülen cezaların tür ve süresine göre 765 sayılı Yasanın 102/4, 104/2.maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 2-Sanık ... yönünden kurulan hükmün yapılan incelemesinde; Zorunlu müdafiliğe ilişkin CMK'nın 150. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 tarih 2008/9-7-56, 21.12.2010 tarih 2010/11-251-267 ve 20.03.2012 gün 2011/6-235-2012/110 Esas ve Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, "Kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı; bu durumda zorunlu savunman, sanığın lehine bazı işlemler yapmış, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığa da tebliğ edilmesi ve onun tarafından temyiz dilekçesi verilmesi hâlinde, isteminin kabul edilmesi gerektiğinin," belirtilmesi karşısında; Turgutlu 2.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08.11.2006 tarihli hükmünün, anılan mahkemenin istemi üzerine atanan savunman Avukat Tuncer Arslan Keçecioğlu’nun yüzüne karşı verilip, adı geçen savunman tarafından temyiz edilmediği, atanan savunmandan sanığın haberdar olmadığı; sanığın 31.01.2007 tarihinde kararı temyiz ettiği, bu temyiz talebinin Mahkemece süreden reddedildiği, temyiz talebinin reddine ilişkin Mahkemenin 14.02.2007 tarihli kararının sanığa 14.03.2007 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın bu karara 16.03.2007 tarihinde temyiz dilekçesi verdiği anlaşılmakla, savunmandan haberdar olmayan ve kendisine karar tebliğ edilmeyen sanığın temyizi süresinde kabul edilerek temyiz isteminin reddine dair 14.02.2007 günlü müteferrik karar kaldırılarak yapılan incelemede ; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın yakınanın evinden çeşitli ziynet eşyaları ile Kırıkkale marka tabanca çaldığı, soruşturma aşamasında tabancayı diğer sanık ...'e sattığını söylediği ve yapılan aramada tabancanın sanık ...'in evinde sanığın oğlu tarafından kendiliğinden verildiği ve bu şekilde tabancanın ele geçtiği anlaşıldığından, yakınana kısmi iadeye rızası olup olmadığı sorulup sonucuna göre 5237 sayılı yasanın 168/1-4. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının değerlendirilmemesi, 2-Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-Adli emanetin 2004/349 sırasında kayıtlı bulunan yakınana ait tabancanın sahibine iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.