Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/2330 E. 2012/15732 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/2330
- Karar No
- 2012/15732
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıkların geceleyin yakınana ait işyerine girerek hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında, işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-)5237 sayılı Yasanın 61. maddesiyle cezanın belirlenmesinde, izlenmesi gereken yöntem açık ve denetime imkan tanıyacak bir biçimde ortaya konulmuştur. Buna göre somut olayda ilgili suç tanımında belirtilen cezanın alt ve üst sınırı arasında ceza tayin edilirken cezanın belirlenmesine ilişkin madde hükmündeki ölçütler dikkate alınacaktır. Bu düzenleme ile soyut gerekçelerle cezanın alt ve üst sınırdan belirlenmesi şeklindeki yanlış uygulamanın önüne geçilmek istenmiştir. Bu açıklamalar ışığında bir suçtan dolayı TCK’nın 61. maddesi gereğince ... ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurulacak ve somut gerekçeler de belirtilmek suretiyle kanundaki cezanın alt ve üst sınırı arasında takdir hakkı kullanılacaktır. Ayrıca ... ceza belirlenirken aynı Yasanın 3. maddesinin birinci fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki hüküm de gözetilmek zorundadır. Bu hüküm adil yargılama hakkında bir teminattır. Hakimin ... cezayı belirlerken değindiği gerekçesi suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçları, işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksirine dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik ile dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yerinde ve yeterli olmalıdır. Ceza hukukunun ... ilkelerinden olan cezanın şahsileştirilmesi kuralının da amacı ceza ve sanık arasında uygun dengeyi sağlamaktır. İki sınır arasında cezayı belirleme hakime ait ise de bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması bu bağlamda suçun işleniş şekli, önemi, sebepleri, kanun ve nizamlara muhalefet derecesi, kastın yoğunluğu, sanığın sosyal durumu, geçmişi, topluma kazandırılması hususlarının göz önünde tutulmasının yanında bu konudaki gerekçenin dosya ile uyumlu olması zorunludur. Sanıkların gece vakti, yakınana ait iş yerinin kapısını kırarak içeri girip 340 TL değerinde mal çaldıkları biçiminde gelişen somut olayda, yerinde olmayan gerekçe ve soyut ifadelerle işlenen fiilin ağırlığıyla orantısız şekilde, en üst sınırdan ceza tayini, 2-) Sanıkların olay günü gece vakti yakınana ait iş yeri kapı kilidini kırıp bir kısım malları çaldıkları, aynı gece başka bir iş yerinden çaldıkları mallarla birlikte tanık ... ...'ün kullandığı ticari taksi ile taşıtırken adı geçen tanığın, sanıkların hırsızlık yaptığını anlayıp yoldan geçen polis otosuna işaret yaparak durdurup sanıkların yakalanmasını sağladığı, sanıkların güvenlik güçlerine otoda bulunan malları “Atatürk bulvarı üzeri öğretmen evi karşısında bir iki iş yerinden çaldıklarını” belirttikleri, yapılan araştırmalar sonucu yakınanın iş yerinden çalındığının tespit edilerek 01.02.2006 tarihli teslim tutanağı ile soruşturma aşamasında yakınana teslim edildiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında TCK’nun 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması, 3-) Sanıkların adli sicil kayıtlarının ve celp olunan eski mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde sanıkların suçu işlediği sırada 18 yaşından küçük olduklarının izlenmesi karşısında, adli sicil kaydında bazı ilamlardan suç tarihi yanlış veya yaş küçüklüğü uygulaması işlenmemiş ve unutulmuş olması ihtimali dikkate alınarak bu konuda duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan eksik inceleme ile yetinilip yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 4-) Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş sanık ... ile sanık ... ve ... ... savunmanının temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.