Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/23278 E. 2012/21472 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/23278
Karar No
2012/21472
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Adli sicil kaydına göre, kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231. Maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: Sanığın, yakınan ...'un cebinden 90 TL parayı el çabukluğu ile aldıktan sonra diğer yakınana karşı hırsızlık suçunu işlediği, sanığın ilk eylem nedeniyle suça konu parayı hakimiyet alanına geçirdikten ve diğer yakınan tarafından kesintisiz takiple yakalandıktan sonra yakınan ... tarafından da teşhis edildiğinin anlaşılması karşısında; ilk hırsızlık suçunun tamamlandığı gözetilmeden, kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek uygulama yapılması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 2-5237 sayılı Yasada cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenlenmenin bulunmadığı, her bir suç için hükmolunan cezaların birbirinden bağımsız oldukları ve ayrı ayrı infazları gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde toplanmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ve cezaların toplanmasına ilişkin kısımlar çıkarılarak, yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/23278, K. 2012/21472, T. 26.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-23278-e-2012-21472-k-ca0f82bcb23f