Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/2274 E. 2012/3675 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/2274
- Karar No
- 2012/3675
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I. Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY'nın 493/1-son, 55/3, TCY'nın 102/3, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 31/3, 116/2-4, 119/1-c, 31/3, 151/1, 31/3, 66/1-e, 66/2, 67/4.maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve suçun işlendiği 02.03.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4.maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık sürenin geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II. Hükümlüler ... ve ... hakkındaki hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince; Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.07.2003 gün, 2003/180-506 sayılı hükümlülük kararının, sanık ... savunmanı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 15.11.2005 günlü ilamında "5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına ve bozmanın aynı yasanın 325.maddesi gereğince sanıklar ... ve ...'ya da sirayetine" denilerek bozulmasına karar verildiği ve bu Mahkemece yeniden yargılama yapılıp, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen sanıklar ... ve ...'nın da yararlandırılarak 10.06.2008 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, somut olayda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi hükmünün lehe yasa değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve olanağının bulunmadığı; sanıklar ... ve ... hakkında verilen 24.07.2003 gün, 2003/180-506 sayılı hükümlülük kararının adı geçen sanıklar yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerçeğinin, yasa koyucunun iradesine aykırı yöntemle çözülemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlüler ... ve ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca hükümlüler ... ve ... hakkındaki davanın ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.