Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/20926 E. 2012/22353 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/20926
- Karar No
- 2012/22353
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM: Silahla tehdit suçundan; TCY'nın 106/2-a, 62, 53 ve54 maddeleri gereği 2 yıl 6 ay hapis cezası, hakyoksunluğu ve müsadere Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Gündüz vakti, parkta mağdurun cep telefonunu bakmak bahanesiyle alan ve geri vermeyen sanığın, mağdurun telefonunu geri istemesi üzerine, bıçak çekerek aldığı telefonla birlikte kaçtığı anlaşılıp kabul edildiğine göre; sübut bulan eylemin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun vasıflandırmasında yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde uygulama yapılması, 2- Sanığın yakalandığında, kamu davası açılmadan önce aynı marka bir telefonu mağdura verdiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 168/3. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının tartışmasız bırakılması, 3- Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a),(b),(c),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, 4- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 497/1, (uygulama koşulları varsa 81/2) maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 149/1-a, 168/3, 53/1-2-3. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, sanık yararına olması ve 5237 sayılı Yasa uyarınca değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi itibariyle 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.