Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/20493 E. 2010/16317 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/20493
Karar No
2010/16317
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, yaralama, patlayıcı madde bulundurmak, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ...’a her bir suç nedeniyle ayrı ayrı hükmolunan cezaların tür ve süresine göre, adı geçen sanık savunmanının süresinden sonra da yaptığı duruşmalı temyiz inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK nun 318. maddesi gereğince REDDİNE, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Denetime olanak verecek şekilde her bir yakınana karşı işlenen etkili eylem suçları için ayrı, ayrı hüküm kurulması gerekirken, tek bir hükmün yakınan sayısınca arttırılması suretiyle yazılı şekilde uygulama yapılması, 2- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.04.2007 günlü, 2007/10-71-98 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinde düzenlenmiş bulunan tekerrür, güvenlik tedbirlerine ilişkin bölümde yer almakta ise de, anılan düzenleme maddi ceza hukukuna ilişkindir. Hükümlülüğün yasal sonucu olmaması nedeniyle 5275 sayılı Yasanın 98 vd. maddeleri uyarınca infaz aşamasında bu konuda karar alınması mümkün değildir. Hangi mahkûmiyetin tekerrüre esas alındığı, tekerrür koşullarının bulunup bulunmadığı ve hükümlü hakkında kaçıncı kez tekerrür hükümlerinin uygulandığı ve tekerrür nedeniyle hükümlünün ceza evinde kalacağı süreye eklenecek sürenin belirlenmesi için mahkûmiyet hükmünde açıkça hangi hüküm nedeniyle kişinin mükerrir sayıldığı ve hangi mahkûmiyetin tekerrüre esas alındığının belirtilmesi gerekmektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; her bir sanık için ayrı ayrı tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi, denetime olanak sağlaması bakımından da bu ilamların infaz tarihini içerir biçimde onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması, 3- Adli Emanette kayıtlı eşyalarla ilgili herhangi bir karar verilmemesi, 4- Kabul ve uygulamaya göre de; 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı, ayrı, ortak yargılama giderlerinden eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve savunmanları ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/20493, K. 2010/16317, T. 21.10.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-20493-e-2010-16317-k-daaef9ed49c2