Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/20276 E. 2011/9736 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/20276
Karar No
2011/9736
Karar Tarihi

Gündüz vakti bina dahilinde hırsızlık suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 3 yıllık denetim süresi getirilmesine ve yükümlülüklere hükmedilmesine yer olmadığına dair BAKIRKÖY 2. Çocuk Mahkemesinin 30/06/2008 tarihli ve 2006/1931 esas, 2008/768 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 25.08.2009 gün ve 2009/9865/47320 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2009 gün ve KYB/2009/205447 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 05.10.2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan yazıda; “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 24/09/2008 tarihli ve 2008/22700 esas, 2008/14606 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesinde yer alan "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında öncelikle suçun sabit olması halinde ceza hükmü kurulması gerektiği nazara alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması” Dairemizden istenilmiştir. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, esas itibariyle bünyesinde iki karar barındıran bir kurumdur. İlk karar teknik anlamda hüküm sayılan ancak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan bu nedenle hüküm ifade etmeyen, koşullara uyulması halinde düşme hükmüne dönüşecek, koşullara uyulmaması halinde ise varlık kazanacak olan mahkûmiyet hükmü, ikinci karar ise, bu ön hükmün üzerine inşa edilen ve önceki hükmün varlık kazanmasını engelleyen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıdır. Bu ikinci kararın en temel ve belirgin özelliği varlığı devam ettiği sürece, ön hükmün hukuken sonuç doğurma özelliği kazanamamasıdır. Yasa yararına bozma yasa yolunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı denetlenebilecek, 5271 sayılı Yasanın 309. maddesinde aleyhe bozma yasağının sadece davanın esasını çözümleyen hükümlerle sınırlı olarak kabul edilmesi nedeniyle verilen karar 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 4-14.fıkralarındaki koşulların bulunup bulunmadığı, ceza miktarı, daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyet, zararın giderilip giderilmediği, deneme süresinin doğru tayin edilip edilmediği gibi hususlar denetlenerek saptanan bu hukuka aykırılıklar nedeniyle karar bozulacak, saptanan hukuka aykırılıkların yeni bir yargılamayı gerektirdiği ahvalde yeniden yargılama yapılarak karardaki hukuka aykırılıkların giderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilecek, yargılama gerekmeyen hallerde ise ilgili Ceza Dairesi ve/veya Ceza Genel Kurulu'nca giderilecektir. Burada unutulmaması gereken husus bu yasa yolunda denetlenenin hüküm olmayıp, bu hüküm üzerine inşa edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğudur. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının dayanağını oluşturan mahkumiyet hükmü ise, hükmün açıklanması, düşme ve yeni bir mahkumiyet hükmü tesisinden sonra temyiz incelemesine konu olabilecek , temyiz yasa yoluna başvurmadan kesinleşmesi halinde ise koşulları varsa yasa yararına bozma yolu ile incelenebilecek denetlenebilecektir. Hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar, 5271 sayılı CMK’nun 309 ve 310. maddelerindeki koşullar dikkate alınmak suretiyle yasa yararına bozma istemine konu olabilecektir. Hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü yasa yolları denetimine konu olabileceğinden, henüz hukuken varlık kazanmayan bir hükmün ne olağan ne de olağanüstü yasayolu denetimine konu olması mümkün değildir. Ancak hukuken henüz varlık kazanmayan objektif ve subjektif koşulları içeren teknik bir hüküm kurulmadan yazılı şekilde karar verilmesi , Usul ve yasaya aykırı olduğundan, Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan sanık ... hakkında Bakırköy 2.Çocuk Mahkemesince verilip kesinleşen 30.06.2008 tarih ve 2006/1931- 2008/768 sayılı kararın 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi gereğince BOZULMASINA, diğer işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine, 30.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/20276, K. 2011/9736, T. 23.06.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-20276-e-2011-9736-k-61a96a7c9066