Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/19987 E. 2013/8568 K. – Yağma

Konu: Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/19987
Karar No
2013/8568
Karar Tarihi
Konu
Yağma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Oluş ve dosya içeriğine göre yakınan ...'nın sanıklardan ...'un arkadaşının oğlu olması sebebiyle tanıdığı, anılan sanığın babasının 2001 yılında vefat ettiği, sanığın 2004 yılı eylül ayına kadar harçlık mahiyetinde yakınandan 50-100 milyon lira ( 50-100 YTL) parayı borç olarak aldığı, bu şekilde 3 milyar lira (3.000. -YTL) paranın yakınan tarafından adı geçen sanığa verildiği, 19.11.2004 günü sanık ...'un yakınana “abi ben bir takım insanlara bulaştım, bunlar bana ceza kesiyorlar, kurtulmaya çalışıyorum, ancak cezaları zamanında ödemezsem bana ve aileme zarar verecekler, bana yardımcı olursan ben bunlardan kurtulunca sana borcumu öderim” şeklinde açıklamada bulunduğu ve 100.milyon lira (100.-YTL) para istediği, yakınanın yaz aylarında ikamet ettiği Akbük beldesinde banka bulunmaması nedeniyle 100 milyon lira (100.-YTL) çekmesi için bankamatik kartını verdiği, sanığın çekmesi gereken paradan fazla olarak 2,5 milyar (2.500.-YTL ) lira'yı yakınanın hesabından kendi hesabına aktardığı, bunu öğrenen yakınanın banka kartını iptal ettiği, 07.12.2004 günü yakınanın kullandığı cep telefonundan arayan sanığın “360 milyon lira (360.-YTL) göndermezsen senin kellen gidecek” diyerek tehdit ettiği yakınanın “bankamatik kartımı götürdün, daha ne istiyorsun” dediğinde “bankamatik kartını iptal ettirdiğin için sana bu ceza kesildi, bu cezayı ödemezsen kellen gider” diyerek tehditlerini yenilediği ve telefonu kapattığı, yakınanın sanıktan korkarak 360 milyon (360.-YTL )lirayı sanığın banka hesabına yatırdığı; 13.12.2004 günü tekrar telefon ile yakınanı arayan sanığın “2 saat içinde 200.milyon (200.-YTL ) göndermezsen, benim başım belaya girecek, o zaman senin başın daha büyük belaya girecek” diyerek tehdit edip istenilen parayı banka hesaba yatırttığı; 15.12.2004, 19.12.2004 günleri arasında sanığın yakınanı telefon ile tehdit edip 300 ve 170 milyon lirayı (300-170.-YTL) banka hesabına yatırılmasını sağladığı; 21-22.12.2004 günü yakınanı arayan sanığın “içinde bulunduğum örgüt kızınla beni evlendirmeyi uygun gördü, kızını kaçırıp bunu yapacaklar. Ben kızını kardeşim bildiğim için engel olmaya çalışıyordum ve pazarlık yapıyorum 450 milyon lirayı (450.-YTL.) gönderirsen engel olacağım” şeklinde ifade etmesi üzerine yakınanın arkadaşı olan tanık Salih Turan'dan borç alarak istenen parayı sanığın banka hesabına havale edildiği; 23.12.2004 günü sanık tarafından aranan yakınandan “kızınla ilgili işin çözümü için 700. milyon lira ( 700.-YTL ) daha göndermen gerekiyor” şeklindeki talep üzerine adı geçen tanık tarafından istenen miktardaki parayı sanığın hesabına yatırıldığı; 24.12.2004 günü 500. milyon lira (500.-YTL.), 25.12.2004 günü'de 1 milyar lira (1.000.-YTL) adı geçen sanık tarafından tehdit ile istenmesi üzerine yakınan tarafından sanığın hesabına aktarıldığı; 30.12.2004 günü sanık ...'un arkadaşı olan diğer sanık ...'un kullandığı telefondan 9 adet tehdit içerikli gsm mesajı ile sanıklar tarafından tehdit edildiği, yakınanın bu tarihten sonra İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına sanıklar hakkında şikayette bulunduğu; Sanıkların ...plakalı araç içerisinde Samsun ilinde 30.01.2005 günü yakalanmalarına kadar yakınanı ölümle tehdit edip, para isteme eylemlerini tekrarladıkları, yakınanın suç tarihleri arasında toplam 3 milyar 650 milyon lirayı (3.600.-YTL) tehdit ile sanıkların hesabına yatırdığı, Sanıkların seyyar olarak araçlarıyla zeytin ve zeytin yağı ticareti yaptıkları, aylık kazançlarının 300-500 milyon lira (300-500.-YTL) arasında bulunduğunu kolluk ifadelerinde belirttikleri, aşamalardaki savunmalarında ise, yakınana 2004 yılı mayıs ayında 20.000 dolar parayı yazlık evinin tadilatı için dört ay sonra 22.000.-dolar olarak geri alma koşuluyla borç verdiklerini, yakınanın borcunu 2004 yılı eylül ayında emekli olduktan sonra ödeyeceğini vadettiği, yakınanın emekli ikramiyesinin borcun tamamını karşılayamaması nedeni ile küçük miktarlarda para yatırarak ödemeye çalıştığını kesinlikle tehdit etmediklerini ve atılı suçlamayı kabul etmediklerini savundukları ancak borcun kaynağını açıklayamadıklarının anlaşılması karşısında; 1- 765 sayılı TCK'nın 498.maddesinde tanımlanan suç ile 495/1.maddesinde düzenlenen suç arasındaki en belirgin ayırım, suça konu paranın doğrudan doğruya mağdur tarafından tevdi veya teslimi olmayıp, mağduru istenilen parayı tevdi veya teslime mecbur bırakan tehdidin, yüzyüze ya da gıyapta yapılması, diğer yönüyle doğrudan veya dolaylı yapılıp yapılmadığı hususudur. Telefonla yapılan ve kimin tarafından yapıldığı anlaşılamayan dolaylı tehdidin, mağdur üzerinde doğrudan yapılan tehdide göre daha fazla korku ve endişe yaratacağı doğaldır. Somut olayda yakınanın 03.01.2004 tarihli İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçe içeriğinden, sanıklardan ...'un ...'te bulunan yazlığında komşusu olduğu, diğer sanık ...'un da anılan sanık ile birlikte ... plakalı beyaz ... marka aracı birlikte kullandıklarını bildiğini belirterek her iki sanığı tanıdığı ayrıca sanık ...'un Samsun ilinde belirtilen araç içerisinde diğer sanık ile beraber yakalandıktan sonra teşhis edilmesi için Bursa İl Emniyet Müdürlüğü kayıtlarında bulunan fotoğrafından sanığı tereddütsüz olarak teşhis ettiğinin 26.01.2005 günlü tutanak içeriğinden anlaşıldığı, yakınanın aşamalardaki ifadelerinde sanıklar tarafından kendisine, kızına ve ailesine zarar verileceği endişelerini taşıdığı, sanıklardan ...'un “masonlar benim başımı belaya sokarsa bende senin başını belaya sokarım” şeklinde tehditlerinden kendisine zarar verecek kişi olarak sanıkları kabul ettiği, mason olarak sanık tarafından korkutucu güç olarak belirtilen gruptan, yakınanın korkup şikayetçi olmadığı, dosya kapsamındaki gsm mesaj içeriklerinden yakınan kendisini tehdit eden sanıkları tanıması nedeniyle, telefonla yapılan tehditlerin "dolaylı tehdit" olarak nitelendirilemeyeceği ve istenilen paraların sanık ...'un hesabına yatırılması sebebiyle, sanıklar hakkında lehe yasa uygulaması yapılırken 765 sayılı TCK'nın 495/1, 80, 522/1. (pek aşırı) maddelerine uyan suçları oluşturduğu; 5237 sayılı TCY'nın 43/3.maddesi uyarınca, yağma suçlarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı ancak sanıkların özgülenen kastı belirlendikten sonra buna göre eylemlerinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, 2-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının korunmasına, 10.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/19987, K. 2013/8568, T. 10.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-19987-e-2013-8568-k-a999002a8b7c